AAST Karaciğer Yaralanması Derecelendirmesi (2018)

Klinik hesaplayıcılar

Bu araçlar klinik kararın yerine geçmez. Sonuçlar hekim değerlendirmesi, güncel kılavuzlar ve hastanın klinik bağlamı ile birlikte yorumlanmalıdır.

Hesaplayıcı yükleniyor…

AAST Karaciğer Yaralanması Derecelendirmesi (2018)

American Association for the Surgery of Trauma (AAST) karaciğer yaralanma ölçeğinin 2018 revizyonu, karaciğer travmasında hematom, laserasyon, parankim yıkımı ve vasküler yaralanma (psödoanevrizma, arteriyovenöz fistül ve aktif kanama) bulgularını Grade I ile Grade VI arasında sınıflandırır. Bu araç anatomik yaralanma şiddetini standart bir dille tanımlar; hesaplanmış bir risk skoru üretmez ve tedavi kararını tek başına belirlemez.

Ne zaman kullanılır

Bu derecelendirme, bilgisayarlı tomografi (BT), laparotomi veya patoloji bulgularıyla karaciğer yaralanmasının anatomik şiddetini tanımlamak gerektiğinde kullanılır. En yüksek dereceyi belirlemek için görüntüleme, ameliyat ve otopsi ölçütlerinden hangisi daha ağır yaralanma gösteriyorsa o esas alınır.

Formül

Bu sınıflama, AAST organ yaralanma ölçeğinin (Organ Injury Scale, OIS) 2018 revizyonuna dayanır. Derece; görüntüleme (bilgisayarlı tomografi), ameliyat ve patoloji ölçütlerinden en ağır yaralanmayı gösterene göre belirlenir. Birden fazla karaciğer yaralanması bulunduğunda derece Grade III'e kadar bir basamak artırılır. 2018 revizyonu, önceki sürümlerden farklı olarak vasküler yaralanmayı (psödoanevrizma, arteriyovenöz fistül ve kontrast ekstravazasyonu biçiminde aktif kanama) derecelendirme ölçütlerine dahil eder ve Grade III ile üzerindeki yaralanmalarda görüntüleme temelli tanımı öne çıkarır. Bu ölçek sayısal bir toplam üretmez; seçilen tek bir dereceyi standart tanımıyla birlikte döndürür.

Yorumlama

Düşük dereceli yaralanmalar (Grade I-II) hemodinamik olarak stabil hastalarda büyük çoğunlukla non-operatif izlemle başarıyla yönetilir. Orta derece yaralanma olan Grade III de stabil hastada non-operatif izlenir. Yüksek dereceli yaralanmalarda (Grade IV-V) hastaların yaklaşık üçte ikisi laparotomi gerektirir; ancak hemodinamik olarak stabil olan yüksek dereceli hastalarda bile, uygun merkez koşullarında anjiyografi ve anjiyoembolizasyonla desteklenen non-operatif izlem tercih edilebilir. Grade VI hepatik avülsiyon yüksek mortalite taşır ve genellikle acil cerrahi girişim gerektirir. Bütün bu eğilimler yalnızca genel yönelimlerdir; nihai karar dereceyle değil, öncelikle hastanın hemodinamik yanıtı ve eşlik eden yaralanmalarıyla verilir. Anjiyoembolizasyon, geçici yanıt veren ve devam eden aktif kanaması olan hastalarda özellikle değerlidir.

Kaynaklar

  • Kozar RA, Crandall M, Shanmuganathan K, Zarzaur BL, Coburn M, Cribari C, et al. Organ injury scaling 2018 update: Spleen, liver, and kidney. J Trauma Acute Care Surg. 2018;85(6):1119-1122. PMID: 30462622. doi:10.1097/TA.0000000000002058
  • Coccolini F, Coimbra R, Ordonez C, Kluger Y, Vega F, Moore EE, et al. Liver trauma: WSES 2020 guidelines. World J Emerg Surg. 2020;15:24. PMID: 32228707. doi:10.1186/s13017-020-00302-7
  • Morell-Hofert D, Primavesi F, Fodor M, Gassner E, Kranebitter V, Braunwarth E, et al. Validation of the revised 2018 AAST-OIS classification and the CT severity index for prediction of operative management and survival in patients with blunt spleen and liver injuries. Eur Radiol. 2020;30(12):6570-6581. PMID: 32696255. doi:10.1007/s00330-020-07061-8

Bu sınıflama tedavi kararının yerine geçmez; karaciğer travmasında yönetim öncelikle hemodinamik stabiliteye, eşlik eden yaralanmalara ve kurumsal protokollere göre belirlenir. Görüntüleme/ameliyat bulgularının yorumu deneyimli radyolog ve travma cerrahı değerlendirmesi gerektirir. Grade tanımları birincil kaynağa (Kozar 2018) göre teyit edilmelidir.

Sık sorulan sorular

AAST Karaciğer Yaralanması Derecelendirmesi (2018) nedir?

American Association for the Surgery of Trauma (AAST) karaciğer yaralanma ölçeğinin 2018 revizyonu, karaciğer travmasında hematom, laserasyon, parankim yıkımı ve vasküler yaralanma (psödoanevrizma, arteriyovenöz fistül ve aktif kanama) bulgularını Grade I ile Grade VI arasında sınıflandırır. Bu araç anatomik yaralanma şiddetini standart bir dille tanımlar; hesaplanmış bir risk skoru üretmez ve tedavi kararını tek başına belirlemez.

AAST Karaciğer Yaralanması Derecelendirmesi (2018) ne zaman kullanılır?

Bu derecelendirme, bilgisayarlı tomografi (BT), laparotomi veya patoloji bulgularıyla karaciğer yaralanmasının anatomik şiddetini tanımlamak gerektiğinde kullanılır. En yüksek dereceyi belirlemek için görüntüleme, ameliyat ve otopsi ölçütlerinden hangisi daha ağır yaralanma gösteriyorsa o esas alınır.

AAST Karaciğer Yaralanması Derecelendirmesi (2018) nasıl hesaplanır?

Bu sınıflama, AAST organ yaralanma ölçeğinin (Organ Injury Scale, OIS) 2018 revizyonuna dayanır. Derece; görüntüleme (bilgisayarlı tomografi), ameliyat ve patoloji ölçütlerinden en ağır yaralanmayı gösterene göre belirlenir. Birden fazla karaciğer yaralanması bulunduğunda derece Grade III'e kadar bir basamak artırılır. 2018 revizyonu, önceki sürümlerden farklı olarak vasküler yaralanmayı (psödoanevrizma, arteriyovenöz fistül ve kontrast ekstravazasyonu biçiminde aktif kanama) derecelendirme ölçütlerine dahil eder ve Grade III ile üzerindeki yaralanmalarda görüntüleme temelli tanımı öne çıkarır. Bu ölçek sayısal bir toplam üretmez; seçilen tek bir dereceyi standart tanımıyla birlikte döndürür.

AAST Karaciğer Yaralanması Derecelendirmesi (2018) sonucu nasıl yorumlanır?

Düşük dereceli yaralanmalar (Grade I-II) hemodinamik olarak stabil hastalarda büyük çoğunlukla non-operatif izlemle başarıyla yönetilir. Orta derece yaralanma olan Grade III de stabil hastada non-operatif izlenir. Yüksek dereceli yaralanmalarda (Grade IV-V) hastaların yaklaşık üçte ikisi laparotomi gerektirir; ancak hemodinamik olarak stabil olan yüksek dereceli hastalarda bile, uygun merkez koşullarında anjiyografi ve anjiyoembolizasyonla desteklenen non-operatif izlem tercih edilebilir. Grade VI hepatik avülsiyon yüksek mortalite taşır ve genellikle acil cerrahi girişim gerektirir. Bütün bu eğilimler yalnızca genel yönelimlerdir; nihai karar dereceyle değil, öncelikle hastanın hemodinamik yanıtı ve eşlik eden yaralanmalarıyla verilir. Anjiyoembolizasyon, geçici yanıt veren ve devam eden aktif kanaması olan hastalarda özellikle değerlidir.