İlk Afebril Nöbet Değerlendirmesi (Çocuk)
Nörolojik muayenesi baseline'a dönmüş, akut provoke neden düşünülmeyen bir çocukta ilk afebril nöbet sonrası acil serviste rutin nörogörüntüleme ve lomber ponksiyon gerekmez; EEG ise nüks riskini öngörmek ve nöbet tipini sınıflandırmak için standart değerlendirmenin parçası olarak önerilir (AAN/CNS 2000, 2023 reaffirmed). Fokal bulgu, uzamış postiktal durum, <12 ay yaş, travma veya immünsüpresyon gibi kırmızı bayraklar varlığında görüntüleme/LP endikasyonu bireyselleştirilir.
Nüks riski normal EEG/muayenede %20-25, anormal bulgularla %40-50 (2 yıl) olup, bu bilgi hem aile danışmanlığı hem tedavi kararı için kullanılır.
Hızlı yönetim
- Nöbetin gerçekten afebril ve provoke edilmemiş olup olmadığını doğrula; hipoglisemi, hiponatremi, hipokalsemi, toksin/ilaç, travma, enfeksiyon ve metabolik hastalık öyküsünü klinik bağlamla değerlendir.
- ABC, bedside glukoz, vital bulgular ve tekrarlanan nörolojik muayene ile baselinea dönüşü belge; devam eden nöbet, status epileptikus veya düzelmeyen bilinç acil tedavi ve ileri değerlendirme gerektirir.
- Baselineına dönen, fokal bulgusu olmayan ve akut provoke nedeni düşünülmeyen çocukta rutin acil BT/MR ve lomber ponksiyon yapma; görüntüleme/LP kararını kırmızı bayraklara göre bireyselleştir.
- Fokal nöbet veya fokal nörolojik bulgu, uzamış postiktal durum, <12-18 ay yaş, travma, immünsüpresyon, meningeal bulgu veya gelişimsel gerileme varsa acil nörogörüntüleme ve/veya LP eşiğini düşür.
- EEGyi nöbet tipini sınıflandırmak ve nüks riskini tahmin etmek için planla; EEG normal olsa bile epilepsiyi dışlamadığını, epileptiform deşarjın ise riski artırdığını aileye anlat.
- İlk kendiliğinden sonlanan nöbetten sonra rutin uzun süreli antiepileptik başlama; nüks riski, EEG/MR bulguları, etiyoloji, yaş ve aile tercihleriyle çocuk nörolojisi kararını paylaş.
- Aileye ilk yardım, tekrar nöbette süre tutma, yan yatırma, ağıza bir şey koymama ve hangi durumda acil çağrı yapacağını öğret; nöroloji takip randevusu ve güvenlik planını yazılı ver.
| İlaç | Erişkin | Pediatri | Yol | Süre |
|---|---|---|---|---|
| Acil antiepileptik tedavi (rutin ilk afebril nöbet sonrası gerekmez) AAN/CNS 2000 (2023 reaffirmed): ilk nonfebril nöbet sonrası rutin AED başlanması önerilmez; nüks riski (%40-50, 2 yıl) ile tedavi yan etkileri tartılarak bireyselleştirilir. | Nöbet kendiliğinden sonlanmışsa ve hasta baseline'a dönmüşse profilaktik AED başlanmaz. | Nöbet kendiliğinden sonlanmışsa ve hasta baseline'a dönmüşse profilaktik AED başlanmaz; tedavi kararı nöroloji tarafından risk faktörlerine göre (anormal EEG, yapısal anomali, ailede epilepsi) verilir | PO/IV (gerekirse) | Nöroloji takibinde belirlenir |
| Aktif nöbet (>5 dk) ise status epileptikus protokolü — Lorazepam Bu, ilk afebril nöbetin kendisi değil eşlik eden status epileptikus için; ilk afebril nöbet çoğunlukla kendiliğinden sonlanır ve acil ilaç gerektirmez. | 0,1 mg/kg IV (maks 4 mg), gerekirse 5-10 dk sonra tekrar. | 0,1 mg/kg IV (maks 4 mg/doz), gerekirse 5-10 dk sonra tekrar; IV yoksa diazepam rektal 0,5 mg/kg | IV/rektal | Tek/çift doz, yanıt yoksa 2. basamak AED (fosfenitoin/levetirasetam) |
Kırmızı bayraklar
- Postiktal dönemde 30-60 dakikadan uzun süren bilinç değişikliği veya bilincin baseline'a dönmemesi
- Nöbet sonrası devam eden fokal nörolojik defisit (Todd paralizisi dışı, uzamış)
- Ateş + ense sertliği/meninjizm bulguları — menenjit/ensefalit şüphesi
- 12 aydan küçük yaş (özellikle infantil spazm ayırıcı tanısı)
- Kafa travması öyküsü veya VP şant varlığı
- İmmünsüpresyon (kanser tedavisi, HIV, organ nakli)
- 5 dakikadan uzun süren nöbet veya seri nöbetler (status epileptikus riski)
- Aile öyküsünde progresif nörolojik/metabolik hastalık veya gelişimsel gerileme
Yatış ve izlem
- Yeşil alan
- Tam iyileşmiş (baseline nörolojik muayene normal), kısa jeneralize tonik-klonik nöbet, açıklayıcı akut provoke neden yok, aile güven verici ve takip mümkün: acilden taburculuk, ayaktan EEG ve çocuk nöroloji polikliniği randevusu ile ailelere nöbet güvenliği (nöbet sırasında ne yapılacağı, araba/yüzme kısıtlamaları vb.) eğitimi verilir.
- Sarı alan
- Nöbet sonrası bilinç tam açık, nörolojik muayene normale dönmüş ancak anormal EEG bulgusu, 12 ay altı yaş, uzamış/fokal nöbet öyküsü veya net olmayan anamnez, aile güvenilir takip sağlayamıyor: gözlem, EEG ve/veya elektif MR planlanarak ayaktan çocuk nöroloji yönlendirmesi ile taburculuk değerlendirilir; şüpheli durumlarda kısa süreli gözlem yatışı.
- Kırmızı alan
- Status epileptikus, postiktal dönemde uzamış bilinç değişikliği (>30-60 dk düzelmeyen), fokal nörolojik defisit devam ediyor, menenjit/ensefalit şüphesi, ciddi kafa travması öyküsü, şantı olan hastada nöbet, immünsüpresyon veya toksik görünüm: acil nörogörüntüleme (BT/MR), gerekirse LP, çocuk nöroloji/yoğun bakım konsültasyonu ile birlikte hastaneye yatış.
Klinik notlar ve dozlar
Pediatrik
Rutin antiepileptik (AED) profilaksisi
İlk afebril nöbet sonrası rutin AED BAŞLANMAZ — hesaplanacak doz yoktur.
AAN/CNS/AES practice parameter 2000 (2023 reaffirmed, Neurology 2000;55(5):616-623): kendiliğinden sonlanmış ilk nonfebril nöbette profilaktik AED önerilmez; nüks riski (%20-25 normal EEG/muayene, %40-50 anormal bulgu) ile ilaç yan etkileri tartılarak karar nöroloji tarafından verilir. Aşağıdaki hesaplayıcılar YALNIZCA nöbet >5 dk sürüyorsa (status epileptikus) geçerlidir.
⚖ Doz hesaplayıcı (Lorazepam (IV) — yalnızca aktif nöbet >5 dk)
⚖ Doz hesaplayıcı (Diazepam (rektal) — IV yol yoksa)
Öne çıkan dış kaynaklar
- AAN first unprovoked seizure guidelinePediatrik ilk nöbet kılavuzu; 2024 reaffirmed.
- First nonfebrile seizure evaluationİlk afebril nöbet değerlendirmesi.
- Focal first seizure emergent imaging studyFokal bulguda görüntüleme gereksinimi.
- Early EEG after first unprovoked seizureEEG ve nüks riski.
Detaylı değerlendirme
Klinik çerçeve
Genel bakış
İlk afebril (nonfebril) nöbet, çocuk acil servislerine sık başvuru nedenlerinden biridir ve değerlendirmenin amacı hem acil tehlikeli nedenleri (menenjit/ensefalit, kitle, metabolik bozukluk, travma) dışlamak hem de gereksiz invaziv/pahalı tetkiklerden kaçınmaktır. Afebril nöbet, ateş olmadan ortaya çıkan ve provoke (akut semptomatik: travma, elektrolit bozukluğu, toksik madde, akut santral sinir sistemi enfeksiyonu) veya provoke edilmemiş (unprovoked) olarak sınıflanan bir nöbettir; bu ayrım tedavi ve görüntüleme kararını doğrudan etkiler çünkü akut semptomatik nöbetlerde altta yatan nedenin tedavisi öncelik kazanır.
American Academy of Neurology (AAN), Child Neurology Society (CNS) ve American Epilepsy Society'nin ortak 2000 tarihli practice parameter'ı, nörolojik muayenesi ve bilinç durumu baseline'a dönmüş, akut provoke neden düşünülmeyen çocuklarda rutin acil nörogörüntülemenin (bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme) veya rutin laboratuvar/lomber ponksiyonun gerekli olmadığını, ancak öykü ve muayeneye göre (fokal bulgu, uzamış postiktal durum, ateş+meninjizm, travma, immünsüpresyon) bu tetkiklerin endike olabileceğini belirtir; odak dışı, fokal bulgusu olmayan ilk afebril nöbette klinik olarak anlamlı görüntüleme anormalliği oranı yaklaşık yüzde 2 gibi düşük bir düzeydedir, bu da rutin görüntülemenin tanısal verimini sınırlar. Görüntüleme gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme, yapısal lezyonları (kortikal displazi, mezial temporal skleroz, düşük dereceli tümör) bilgisayarlı tomografiye göre çok daha duyarlı gösterdiği ve iyonlaştırıcı radyasyon içermediği için tercih edilen yöntemdir; bilgisayarlı tomografi yalnızca akut kanama, kafa travması veya kitle etkisi şüphesi gibi acil sorularda öne çıkar.
Buna karşılık EEG, ilk afebril nöbetten sonra standart değerlendirmenin bir parçası olarak önerilir çünkü nöbet tipini ve olası epilepsi sendromunu (örneğin selim çocukluk çağı epilepsisi santrotemporal diken odaklı, çocukluk çağı absans epilepsisi) sınıflandırmaya ve nüks riskini öngörmeye yardımcı olur; epileptiform deşarj saptanan çocuklarda kümülatif nüks oranı 12, 24 ve 36. aylarda sırasıyla yaklaşık yüzde 41, yüzde 54 ve yüzde 56'ya ulaşırken, EEG'si normal olan idiyopatik/kriptojenik olgularda 2 yıllık nüks riski yüzde 30-50 aralığında kalmaktadır. Uluslararası Epilepsi ile Savaş Birliği (ILAE) 2014 tanım güncellemesine göre epilepsi tanısı yalnızca iki provoke edilmemiş nöbetten sonra değil, tek bir nöbetten sonra da konulabilir; bunun koşulu, o tek nöbetin önümüzdeki 10 yıl içinde en az yüzde 60 nüks olasılığı taşıyan bir risk profiline (örneğin yapısal lezyon, epileptiform EEG, remote semptomatik neden) sahip olmasıdır — bu eşik, iki provoke edilmemiş nöbet sonrası gözlenen genel nüks riskiyle eşleştirilmiştir.
Fokal başlangıçlı ilk afebril nöbette görüntüleme sorusu farklı bir profil taşır: fokal semiyolojili olgularda acil görüntülemede klinik olarak acil müdahale gerektiren intrakraniyal patoloji (infarkt, kanama, tromboz gibi) saptanma oranı yaklaşık yüzde 4,1 (%95 güven aralığı 2,2-7,0) olarak bildirilmiştir ve bu oran, fokal bulgusu olmayan genel popülasyondaki yaklaşık yüzde 2'lik orandan belirgin şekilde yüksektir; aynı çalışmada uzamış Todd paralizisi ve 18 aydan küçük yaş, acil intrakraniyal patoloji için bağımsız öngördürücü olarak tanımlanmıştır. Genel nüks riski literatürde tek bir sabit sayı değil yüzde 27 ile yüzde 52 arasında değişen bir aralık olarak bildirilmektedir; nükslerin büyük bölümü ilk 6 ay içinde, ikinci yıldan sonra ise belirgin şekilde daha seyrek görülür; nokturnal nöbet öyküsü de epileptiform EEG ve uzaktan semptomatik etiyoloji gibi bağımsız bir nüks risk faktörü olarak tanımlanmıştır.
Ayırıcı tanı ve değerlendirme
Düşünülmesi gerekenler
- Febril nöbet genellikle 6 ay ile 5 yaş arasında görülür ve ateşle birlikte ortaya çıkar; ilk afebril nöbetten ayrımı ateşin varlığı ve yaş aralığıyla yapılır.
- Senkop ve konvulsif senkop öncesinde solukluk, terleme ve görme kararması gibi presenkobal belirtiler bulunur; senkop sırasında kısa süreli tonik postür veya birkaç miyoklonik silkinme görülebilir ve nöbetle karıştırılabilir, ancak postiktal konfüzyon süresi nöbete kıyasla çok daha kısadır.
- Kardiyak aritmi, özellikle uzun QT sendromu, katekolaminerjik polimorfik ventriküler taşikardi ve Brugada sendromu, egzersiz, yüzme veya ani seslenmeyle tetiklenen bilinç kaybı ve ailede ani kardiyak ölüm öyküsü varlığında akla gelmelidir; elektrokardiyografi ile taranabilen ve tedavi edilmezse ölümcül olabilen bir konvulsif senkop taklitçisidir.
- Metabolik nedenler arasında hipoglisemi, hiponatremi, hipokalsemi ve hipomagnezemi sayılır; bunlar parmak ucu glukoz ölçümü ve temel biyokimya ile hızlı dışlanabilir ve düzeltilebilir bir tetikleyici oldukları için akut yönetimi nöbet tedavisinden önce gelir.
- Toksik veya ilaç maruziyeti (trisiklik antidepresan, izoniazid, organofosfat, tramadol, ani ilaç kesilmesi) anamnezde eve ulaşılabilir ilaç veya kimyasal öyküsü sorgulanarak araştırılmalı, şüphede toksikoloji konsültasyonu istenmelidir.
- Psikojenik nonepileptik olayda (PNES) göz kapaklarının sıkıca kapalı kalması, asenkron pelvik veya ekstremite hareketleri, dalgalanan seyir ve olayın uzun sürmesine rağmen postiktal konfüzyonun bulunmaması tipiktir; ayırıcı tanı için video-EEG altın standarttır.
- Migren ile ilişkili nörolojik olaylarda, özellikle bazilar migren ve ailesel hemiplejik migrende, baş ağrısı, görsel aura ve kademeli başlangıç nöbetten ayırt edici özelliklerdir.
- Nöbeti taklit eden hareket bozuklukları ve gelişimsel olaylar (tik, shuddering atak, benign miyoklonus, paroksismal tortikollis, kendini tatmin davranışı) bilinç kaybının olmaması ve durumun dikkat dağıtılarak kesilebilmesiyle nöbetten ayrılır.
- Nefes tutma nöbeti, 6 ay ile 6 yaş arasında ağlama veya korku sonrası siyanotik veya solgun tipte ortaya çıkar; kısa süreli tonik postür ve birkaç miyoklonik silkinme eşlik edebilir, ancak tetikleyici olayın net tanımlanabilmesi ayırt edicidir.
- İnfantil spazm, 12 aydan küçük bebekte kümeler halinde fleksör veya ekstansör spazmlar şeklinde görülür ve gelişimsel gerileme ile birlikte olabilir; bu yaş grubunda ilk afebril nöbet değerlendirmesinde mutlaka akla gelmesi gereken, acil EEG ve nöroloji değerlendirmesi gerektiren bir tanıdır.
- Alternan hemipleji ve paroksismal kinezijenik diskinezi gibi nadir paroksismal hareket bozuklukları, tekrarlayan ataklara rağmen ataklar arası dönemde nörolojik muayenenin tamamen normal kalması ve bilinç kaybının bulunmamasıyla nöbetten ayrılır; tedaviye dirençli görünen tekrarlayan olaylarda bu tanılar akla getirilmelidir.
Klinik karar mantığı
Neden önemli?
Kılavuz önerileri, ilk afebril nöbet sonrası tanısal verimin düşük ve normal olma olasılığının yüksek olduğu popülasyonlarda gereksiz görüntüleme ve lomber ponksiyonun fayda-zarar dengesini olumsuz etkilediği kanıtına dayanır: nöroloji muayenesi ve bilinç durumu tamamen normale dönen, ateşi ve meninjizm bulgusu olmayan bir çocukta lomber ponksiyon ile bakteriyel menenjit yakalama olasılığı çok düşüktür, bu nedenle lomber ponksiyon rutin değil, klinik şüpheye göre yapılır. Nörogörüntüleme için de AAN/CNS 2000 practice parameter'ı rutin kullanımı desteklememektedir çünkü fokal bulgusu olmayan olgularda klinik olarak anlamlı görüntüleme anormalliği oranı yaklaşık yüzde 2'dir; bu nedenle görüntüleme fokal bulgu, uzamış postiktal süre, 12 ay altı yaş, travma öyküsü gibi kırmızı bayrak durumlarında endikedir, aksi halde ayaktan elektif manyetik rezonans görüntüleme tercih edilir.
EEG ise diğer tetkiklerden farklı olarak rutin önerilir çünkü hem nöbet sendromunu sınıflandırmakta hem de nüks riskini öngörmede değerli, düşük riskli ve non-invaziv bir testtir; epileptiform deşarj varlığında kümülatif nüks oranı 12, 24 ve 36. aylarda sırasıyla yaklaşık yüzde 41, yüzde 54 ve yüzde 56'ya çıkarken, EEG'si normal olan çocuklarda bu oran daha düşük kalır; bu nedenle EEG acil serviste değil ama kısa süre içinde ayaktan yapılması önerilir. İdiyopatik veya kriptojenik ilk nöbette 2 yıllık toplam nüks riski yaklaşık yüzde 30-50 arasında değişirken, uzaktan semptomatik nedene bağlı nöbetlerde bu oran yüzde 50'nin üzerine çıkar; bu risk stratifikasyonu hem aile bilgilendirmesi hem de tedavi kararı için temel oluşturur.
ILAE 2014 pratik epilepsi tanımı, ikinci bir nöbeti beklemeden yüksek nüks riski taşıyan tek nöbetlerde de epilepsi tanısı konulabileceğini kabul ederek, klinisyeni ilk nöbet sonrası risk faktörlerini (epileptiform EEG, yapısal lezyon, uzaktan semptomatik etiyoloji) sistematik olarak aramaya yönlendirir; bu, 2000 practice parameter'ının rutin antiepileptik ilaç başlanmaması önerisiyle çelişmez çünkü tedavi kararı nüks riskinden bağımsız olarak ayrıca tartılır, ancak yüksek risk grubunda nöroloji ile birlikte erken tedavi tartışması gündeme gelebilir. Eskiden yaygın olan, her ilk nöbette rutin acil bilgisayarlı tomografi çekilmesi ve profilaktik antiepileptik ilaç başlanması yaklaşımı, düşük tanısal verim ve gereksiz radyasyon/ilaç yan etkisi gerekçesiyle terk edilmiştir; bu eski uygulama günümüz kılavuzlarında artık önerilmemektedir.
Lomber ponksiyon kararı da benzer bir mantıkla ele alınır: santral sinir sistemi enfeksiyonundan şüphelenilen bir olguda, eğer görüntüleme endikasyonu varsa lomber ponksiyondan önce kafa içi basınç artışı ve herniasyon riskini dışlamak amacıyla önce bilgisayarlı tomografi çekilmesi, ardından lomber ponksiyonun yapılması önerilir; bu sıralama, meninjizm bulgusu olmayan ve baseline muayenesine dönmüş çocuklarda ise gerekmez. Fokal başlangıçlı ilk afebril nöbette görüntüleme eşiği düşürülür çünkü bu alt grupta acil müdahale gerektiren intrakraniyal patoloji oranı fokal bulgusu olmayan gruba göre belirgin şekilde daha yüksektir; bu nedenle protokoldeki kırmızı bayrak listesinde fokal nörolojik bulgu ayrıca vurgulanmıştır.
Komplikasyonlar ve güvenlik
Kritik komplikasyonlar
- Status epileptikusa ilerleme, nöbet 5 dakikayı aşarsa veya iki nöbet arasında bilinç tam açılmadan tekrarlarsa kabul edilir; bu durum benzodiazepin (lorazepam veya rektal diazepam) ile hızlı müdahale ve gerektiğinde ikinci basamak antiepileptik ilaç (fosfenitoin veya levetirasetam) uygulanarak yönetilir.
- Todd paralizisi, nöbet sonrası saatler içinde düzelen geçici fokal güçsüzlüktür ve inme ile karıştırılabilir; süre uzarsa veya düzelmezse yapısal lezyon açısından acil görüntüleme gerekir.
- Aspirasyon pnömonisi, nöbet sırasında veya postiktal dönemde kusma ile birlikte oluşabilir; solunum sesleri ve oksijen satürasyonu izlenerek, klinik şüphede akciğer grafisi ve destekleyici tedavi ile yönetilir.
- Nöbet sırasındaki düşme veya konvulsiyon nedeniyle diş, dil ısırığı, omuz çıkığı veya kafa travması oluşabilir; muayenede bu bulgular hedefli olarak aranmalı ve gerekirse ilgili branşla birlikte yönetilmelidir.
- Status epileptikus tedavisinde kullanılan benzodiazepin dozunun tekrarlanan uygulamalarla birikmesi solunum depresyonuna yol açabilir; bu nedenle her doz sonrası solunum ve bilinç durumu yakından izlenmeli, gerekirse hava yolu desteği hazır bulundurulmalıdır.
- Gereksiz yere antiepileptik ilaç başlanırsa sedasyon, davranış değişikliği, karaciğer enzim yüksekliği veya alerjik cilt reaksiyonu görülebilir; bu risk, rutin antiepileptik ilaç başlanmamasının gerekçelerinden biridir ve tedavi yalnızca nüks riski yüksek, seçilmiş olgularda nöroloji tarafından başlatılmalıdır.
- Nöbet sonrası ailenin aşırı kısıtlayıcı tutum geliştirmesi, çocuğun okul, spor ve sosyal aktivitelere katılımını azaltarak gelişimini ve özgüvenini olumsuz etkileyebilir; bu nedenle aile danışmanlığında gerçekçi ve orantılı kısıtlamalar üzerinde durulmalıdır.
Özel hasta grupları
Farklı değerlendirilmesi gerekenler
- 12 aydan küçük bebeklerde infantil spazm (West sendromu) ayırıcı tanıda mutlaka düşünülmelidir ve rutin eşiklerin dışında, daha düşük bir görüntüleme ve acil EEG endikasyon eşiği uygulanır; ayrıca metabolik ve genetik nedenlerin görülme sıklığı bu yaş grubunda daha yüksektir.
- Gelişimsel gerilik veya önceden bilinen nörolojik anomalisi olan çocuklarda nöbetin ilk olup olmadığının anamnezle netleştirilmesi zordur ve altta yatan yapısal veya genetik patoloji nedeniyle nüks riski uzaktan semptomatik kategoride yüzde 50'nin üzerindedir; bu nedenle görüntüleme ve nöroloji yönlendirme eşiği daha düşük tutulur.
- Ventriküloperitoneal şantı olan hastalarda nöbet, şant disfonksiyonunun veya enfeksiyonunun bir bulgusu olabileceğinden acil nörogörüntüleme rutin dışlama kriterlerine tabi değildir ve şant fonksiyonu mutlaka değerlendirilmelidir.
- İmmünsüpresif çocuklarda (onkoloji tedavisi altında, organ nakli sonrası, HIV pozitif) santral sinir sistemi enfeksiyonu, fırsatçı patojenler veya tedaviye bağlı nöbet riski arttığından lomber ponksiyon ve görüntüleme eşiği belirgin şekilde düşürülür.
- Yenidoğan dönemi (28 günden küçük) bu protokol kapsamı dışındadır; yenidoğan nöbetleri farklı bir etiyoloji spektrumuna (hipoksik-iskemik ensefalopati, intrakraniyal kanama, metabolik hastalık) sahiptir ve ayrı bir değerlendirme yolağı gerektirir.
- Adolesan yaş grubunda uyku yoksunluğu, alkol ve stroboskopik ışıkla tetiklenen jeneralize epilepsi sendromları (örneğin juvenil miyoklonik epilepsi) ortaya çıkabilir; anamnezde uyku düzeni, alkol/madde kullanımı ve ekran/ışık maruziyeti sorgulanmalıdır çünkü bu bilgi hem tanı hem yaşam tarzı danışmanlığı için değerlidir.
- Fokal başlangıçlı ilk afebril nöbeti olan çocuklarda, jeneralize başlangıçlı nöbete kıyasla acil müdahale gerektiren intrakraniyal patoloji saptanma olasılığı belirgin şekilde daha yüksektir; bu alt grupta özellikle uzamış Todd paralizisi eşlik ediyorsa görüntüleme kararı ertelenmemelidir.
İzlem ve yeniden değerlendirme
İzlem planı
Taburcu edilen tüm hastalar için 1-4 hafta içinde çocuk nöroloji polikliniği randevusu ve ayaktan EEG planlanmalıdır; EEG, AAN/CNS tarafından değerlendirmenin standart parçası olarak önerilir ve nöbet tipini sınıflandırmanın yanı sıra nüks riskini öngörmede kullanılır. Ebeveynlere nöbet sırasında güvenlik önlemleri anlatılmalıdır: çocuk yan yatırılmalı, ağzına hiçbir şey sokulmamalı ve çevre olası travma kaynaklarından temizlenmelidir.
Ailelere ne zaman tekrar acile başvurması gerektiği açıkça söylenmelidir: nöbet 5 dakikadan uzun sürerse, ardışık nöbetler bilinç açılmadan tekrarlarsa, solunum sıkıntısı gelişirse veya bilinç beklenen sürede açılmazsa acil değerlendirme gerekir. Nüks riskinin ilk 6-12 ayda en yüksek olduğu ve 2 yıllık kümülatif riskin idiyopatik/kriptojenik olgularda yaklaşık yüzde 30-50, uzaktan semptomatik olgularda yüzde 50'nin üzerinde seyrettiği aileye anlatılmalıdır.
Sürüş, yüzme, banyo ve yükseklikte çalışma gibi düşme riski taşıyan aktivitelerde yaşa uygun kısıtlamalar, bölgesel mevzuat ve nöroloji görüşü birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir; kısıtlamaların gereğinden fazla olması çocuğun psikososyal gelişimini olumsuz etkileyebileceğinden orantılı olmasına özen gösterilmelidir. Anormal EEG bulgusu, nörolojik muayenede yeni saptanan anomali veya nöbetin tekrarlaması durumunda manyetik rezonans görüntüleme ile ileri değerlendirme, tedavi kararının gözden geçirilmesi ve daha sık nöroloji takibi gerekir; ikinci bir provoke edilmemiş nöbet geliştiğinde epilepsi tanısı ve buna bağlı tedavi başlama kararı ILAE 2014 tanım kriterleri çerçevesinde nöroloji tarafından verilir.
Nüks riskinin ilk 6 ayda en yüksek olduğu ve ikinci yıldan sonra belirgin şekilde azaldığı bilindiğinden, ilk 6 aylık dönemde yakın nöroloji takibi önceliklidir; bu süreçte yeni bir nöbet, davranış değişikliği veya gelişimsel gerileme fark edilirse randevu beklenmeden erken başvuru önerilmelidir. EEG'de epileptiform deşarj saptanan çocuklarda kümülatif nüks oranının 12, 24 ve 36. aylarda giderek arttığı aileye anlatılmalı ve bu bilgi, tedavi başlama kararının ne zaman yeniden gündeme geleceğini belirlemek için nöroloji takibinde kullanılmalıdır.