Hipoglisemi (erişkin)
Erişkin hipoglisemi = Whipple triadı (düşük plazma glukoz + uyumlu semptom + glukoz verilince gerileme); tedavi eşiği ~<70 mg/dL (3,9 mmol/L). Bilinç açık ve yutabiliyorsa 15 kuralı ile oral karbonhidrat; bilinç kapalı/oral güvensizse IV dekstroz, damar yolu yoksa glukagon.
Düzelince nüksü önlemek için kompleks karbonhidrat/öğün. Sülfonilüre ve uzun-etkili insulin hipoglisemisi UZAMIŞ ve TEKRARLAYICIDIR — yatış+izlem gerektirir.
Hızlı yönetim
- ABCDE ve yatak basi glukozu eszamanli degerlendir; bilinç bozuklugu, nobet veya aspirasyon riski varsa oral karbonhidrat verme ve tedaviyi laboratuvar sonucunu beklemeden baslat.
- Glukoz <70 mg/dL (3,9 mmol/L) klinik olarak anlamlidir; <54 mg/dL (3,0 mmol/L) duzey 2, baskasinin yardimini gerektiren olay ise glukoz degerinden bagimsiz duzey 3 hipoglisemidir.
- Bilinç acik ve yutma guvenliyse 15-20 g glukoz ver, 15 dakika sonra kapiller glukozu tekrar olc ve <70 mg/dL ise tekrarla; duzelince uzun etkili karbonhidratli ogun ekle.
- Bilinç kapali, nobetli veya oral alamayan hastada IV dekstroz; damar yolu gecikiyorsa glukagon kullan ve havayolu/yan pozisyon ile aspirasyon riskini yonet.
- Ilac listesini, son ogunu, alkolu, bobrek-karaciger fonksiyonunu ve sepsis bulgularini hemen sorgula; sulfonilure veya uzun etkili insulin olasiliginda tek bolusla guven verme.
- Diyabetik olmayan veya aclik hipoglisemisi tekrarlayan hastada mumkunse tedavi oncesi kritik ornek al: plazma glukoz, insulin, C-peptid, beta-hidroksibutirat, sulfonilure/meglitinid taramasi ve gerekirse kortizol; insulin otoantikoru/IGF-2 klinik baglama gore eklenir.
- Normoglisemi saglandiktan sonra seri glukoz izlemi yap; tekrarlayan/agir olayda ilac rejimini ve hipoglisemi farkindaligini yeniden degerlendir, yuksek riskli hastada CGM ve yapilandirilmis egitim planla.
| İlaç | Erişkin | Pediatri | Yol | Süre |
|---|---|---|---|---|
| Hızlı oral karbonhidrat (glukoz tablet/jel veya 150-200 mL meyve suyu/şekerli içecek) YALNIZ bilinç açık ve güvenli yutabilen hastada. Sükroz/kompleks karbonhidrat düzeltmeyi geciktirir; akarboz kullanan hastada sükroz etkisiz — SAF GLUKOZ ver. Düzelince kompleks karbonhidrat içeren öğün/atıştırmalık ile nüksü önle | 15-20 g glukoz PO; 15 dk sonra parmak-ucu glukoz tekrar ölç, hâlâ <70 mg/dL ise dozu tekrarla (15 kuralı). Otomatik insulin pompalı hastada 5-10 g yeterli olabilir | 0,3 g/kg hızlı karbonhidrat PO (yaklaşık 10-15 g); 15 dk sonra tekrar ölç ve gerekirse tekrarla | PO | Glukoz >70 mg/dL olana kadar 15 dk aralıkla tekrarla |
| IV dekstroz (%20 veya %50) Bilinç kapalı/oral güvensiz hastada ilk tercih. Yüksek konsantrasyon (%50) periferik vende iritan — mümkünse büyük ven/dilüe ver. Sülfonilüre veya uzun insulinde tek doz YETMEZ, sürekli infüzyon + izlem gerekir | %20 dekstroz 75-100 mL (15-20 g) YAVAŞ IV puşe; VEYA %50 dekstroz 25-50 mL (12,5-25 g) yavaş IV. Ardından glisemi hedefe ulaşana/stabilleşene dek gerekirse %10 dekstroz infüzyonu | %10 dekstroz 2-5 mL/kg IV (0,2-0,5 g/kg); yenidoğan/küçük çocukta %25-50 konsantrasyonlardan KAÇIN (damar hasarı). Sonrası idame %10 dekstroz infüzyonu | IV | Tek puşe; yanıt yetersizse/uzamış hipoglisemide infüzyona geç |
| Glukagon MUTLAK KONTRENDİKASYON: feokromositoma (hipertansif kriz) ve insülinoma / endojen hiperinsülinizm (paradoks insülin salınımı → rebound hipoglisemi) — bu hastalarda glukagon VERME, IV dekstroz kullan. KISITLILIK: hepatik glikojen deposu tükenmişse (alkol, uzamış açlık/malnütrisyon, karaciğer yetmezliği) ETKİSİZDİR — IV dekstroza öncelik ver. Sülfonilüre hipoglisemisinde glukagon insulin salınımını artırıp durumu kötüleştirebilir; tercih edilmez. Yan etki bulantı/kusma (aspirasyon riski — yan yatır). Kilo eşiği ürüne göre değişebilir (GlucaGen/yeni ürünler 25 kg; klasik kit 20 kg) — prospektüsü kontrol et. | 1 mg IM veya SC (IV erişim YOKSA veya hastane-dışı). 3 mg intranazal hazır form varsa alternatif. 15 dk içinde yanıt yoksa doz tekrarlanabilir | ≥25 kg (veya ≥6 yaş): 1 mg IM/SC. <25 kg (veya <6 yaş): 0,5 mg IM/SC. Nazal glukagon ≥4 yaş: 3 mg | IM/SC/IN | Tek doz; yanıt yoksa 15 dk sonra tekrarla ve IV dekstroza geç |
| Oktreotid (yalnız SÜLFONİLÜRE hipoglisemisinde) Pankreastan insulin salınımını baskılar; sülfonilürede sık nükseden hipoglisemide IV dekstroza EK olarak. Tek başına IV glukoz sülfonilürede insulin salınımını uyarıp rebound hipoglisemiye yol açar — oktreotid bu döngüyü kırar | 50-100 mcg SC her 6-8 saatte bir (tekrarlayan/dirençli hipoglisemide); genellikle 1-3 doz yeterli | 1-2 mcg/kg/doz SC her 6-12 saatte bir (uzman/toksikoloji danışmanlığı ile) | SC/IV | Hipoglisemi nüksü durana ve gözlem süresi tamamlanana dek |
| Tiamin Alkolik/malnütre hastada glukoz yüklemesinden ÖNCE veya eşzamanlı ver (Wernicke'yi tetiklememek için); glukoz için tiamini geciktirme | 100 mg IV/IM (alkol kullanım bozukluğu, malnütrisyon veya refeeding riski varsa; glukozdan önce/eşzamanlı) | Malnütrisyon/uzun açlık öyküsünde uzman görüşüyle | IV/IM | Klinik duruma göre tekrar |
Kırmızı bayraklar
- Nöbet veya koma / derin bilinç bozukluğu — acil IV dekstroz, havayolu güvenliği
- Sülfonilüre veya uzun-etkili insulin kaynaklı hipoglisemi — UZAMIŞ ve tekrarlayıcı, mutlaka yatış + izlem (tek doz düzeltme YANILTICIDIR)
- Böbrek yetmezliği / ileri yaş — ilaç birikimi ile dirençli, uzayan hipoglisemi
- Oral tedaviye rağmen tekrarlayan veya IV dekstrozla düzelmeyen dirençli hipoglisemi
- Diyabetik olmayan hastada / açlık hipoglisemisi — organik neden (insülinoma, adrenal-hipofizer yetmezlik, sepsis, karaciğer yetmezliği) araştırılmalı
- Alkol/malnütrisyon zemininde hipoglisemi — glukagon etkisiz olabilir, tiamin unutulmamalı
- Whipple triadını taklit eden fokal nörolojik bulgu (inme benzeri) — glukoz düzeltilmeden nöroloji atlanmasın
Yatış ve izlem
- Yeşil alan
- Diyabetik, kısa-etkili insulin/tek atlanan öğün gibi belirgin geçici nedene bağlı, oral 15 kuralı ile hızla düzelen, semptomsuz, güvenilir sosyal destekli hasta — beslenme + öğün düzenlenip taburcu; nedeni gözden geçir
- Sarı alan
- IV dekstroz/glukagon gerektiren, düzelen ama tekrar riski taşıyan; ileri yaş, komorbid, ilaç uyum sorunu olan hasta — acil serviste birkaç saat gözlem + seri glukoz; neden netleşince karar
- Kırmızı alan
- Sülfonilüre/uzun-etkili insulin hipoglisemisi, nöbet/koma, böbrek yetmezliği, dirençli/tekrarlayan hipoglisemi, diyabetik olmayanda açıklanamayan hipoglisemi — YATIŞ (gerekirse yoğun bakım), sürekli dekstroz infüzyonu + saatlik izlem Çocukta olası sülfonilüre alımında gecikmiş hipoglisemi nedeniyle 24 saat gözlem gerekir. Oktreotid/dekstroz tedavisi gereken çocukta her ikisi kesildikten sonra en az 12 saat saatlik glukoz izlemi, normal beslenmeyle normogliseminin sürmesi ve gündüz taburculuk değerlendirmesi gerekir; süre ilk düzelen glukozdan başlatılmaz. Bu pediatrik zehirlenme kuralını uzun etkili insulin için otomatik taburculuk eşiği olarak kullanma; zehir danışma merkeziyle planla.
Klinik notlar ve dozlar
Pediatrik
⚖ Doz hesaplayıcı (%10 Dekstroz IV bolus)
⚖ İnfüzyon hızı hesaplayıcı (%10 Dekstroz idame infüzyonu (glukoz infüzyon hızı))
⚖ Doz hesaplayıcı (Oktreotid (yalnız sülfonilüre hipoglisemisinde))
Öne çıkan dış kaynaklar
- ADA Standards of Care 2026: hipoglisemiTanimlar, glukoz tedavisi, CGM ve hipoglisemi onleme.
- Endocrine Society: hipoglisemi riski yuksek bireylerRisk azaltma, ilac ve egitim yaklasimi.
Detaylı değerlendirme
Klinik çerçeve
Genel bakış
Erişkin hipoglisemi tanısı Whipple triadına dayanır: düşük plazma glukoz düzeyi saptanır, bu düşüklüğe uyumlu otonom bulgular (terleme, çarpıntı, titreme, açlık hissi) veya nöroglikopenik bulgular (konfüzyon, davranış değişikliği, fokal nörolojik defisit, nöbet) eşlik eder ve glukoz verildiğinde bu semptomlar geriler. Whipple triadının duyarlılık ve özgüllüğünü sayısal olarak veren geniş bir doğrulama çalışması yoktur; triad ağır nörolojik hasar gelişmiş olgularda veya hipoglisemi farkındalığı kaybolmuş hastalarda semptom bileşeni eksik kalabildiği için yanıltıcı olabilir, bu yüzden klinik şüphe triad tam oluşmasa da tedaviyi geciktirmemelidir.
ADA 2026 sınıflamasına göre glukoz <70 mg/dL (3,9 mmol/L) Düzey 1 (uyarı eşiği) kabul edilir, <54 mg/dL (3,0 mmol/L) Düzey 2 (klinik olarak anlamlı, tedavi gerektiren) olarak tanımlanır ve dışarıdan yardım gerektiren ağır bilişsel bozukluk Düzey 3 olarak adlandırılır. En sık neden diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlardır; insulin, sülfonilüre ve glinid grubu ajanlar başı çeker, çünkü bu ajanlar doğrudan insulin düzeyini yükseltir veya endojen insulin salınımını glukozdan bağımsız biçimde artırır.
Buna karşılık metformin, SGLT2 inhibitörleri, DPP-4 inhibitörleri ve GLP-1 reseptör agonistleri kontrregülatuar mekanizmaları baskılamadıkları için tek başına kullanıldıklarında hipoglisemi riski düşüktür; bu nedenle bu ilaçları tek başına kullanan bir hastada açıklanamayan hipoglisemi geliştiğinde başka bir neden (eş zamanlı insulin/sülfonilüre, açlık, alkol, organ yetmezliği) mutlaka aranmalıdır. Ayrıca alkol alımı, sepsis, böbrek veya karaciğer yetmezliği, adrenal yetmezlik ve diyabetik olmayan hastada insülinoma gibi organik nedenler ayırıcı tanıda dışlanmalıdır.
Tedavi yolunu belirleyen eksen hastanın bilinç durumu ve yutma güvenliğidir; bilinç açık ve yutma güvenliyse oral karbonhidrat, değilse IV dekstroz veya glukagon tercih edilir. Kritik bir nokta, sülfonilüre ve uzun-etkili insulin kaynaklı hipoglisemilerin saatlerce sürebilmesi ve tek düzeltmeden sonra tekrarlayabilmesidir; bu hastalar mutlaka yatırılıp izlenmelidir.
İnsülinoma şüphesinde altın standart tanı testi süpervize açlık testidir; bu test hipoglisemiye rağmen insulin salınımının baskılanmadığını göstermeyi amaçlar ve 72 saatlik protokolde duyarlılığı yaklaşık %100'e yaklaşır, olguların yaklaşık %90-95'i ise 48 saatlik kısaltılmış protokolle de yakalanabilir; Whipple triadının açlık testinde insulin/C-peptid oranı <1 ile birlikte görülmesi insülinoma için yaklaşık %89 duyarlılık ve %100 özgüllük bildirilmiştir.
Ayırıcı tanı ve değerlendirme
Düşünülmesi gerekenler
- İlaç ilişkili hipoglisemi en sık görülen gruptur; insulin, sülfonilüre ve glinid grubu ilaçların yanlış dozlanması veya aşırı alımı tabloyu oluşturur.
- Alkol ilişkili hipoglisemi, karaciğerde glukoneogenezin baskılanması ve glikojen depolarının tükenmesi sonucu gelişir; bu hastalarda glukagon etkisiz kalabilir.
- Böbrek veya karaciğer yetmezliği zemininde hipoglisemi, insulin ve sülfonilürenin klerensinin azalması ile glukoneogenez kapasitesinin bozulmasının birleşiminden kaynaklanır.
- Sepsis ve diğer kritik hastalık tabloları, artmış glukoz tüketimi ve bozulmuş kontrregülatuar hormon yanıtı nedeniyle hipoglisemiye yol açabilir.
- Adrenal yetmezlik ve hipopituitarizm, kortizol veya büyüme hormonu eksikliği yoluyla kontrregülasyonu zayıflatır ve tekrarlayan açlık hipoglisemisine neden olabilir.
- İnsülinoma ve diğer endojen hiperinsülinizm nedenleri, diyabetik olmayan hastada açlıkla ortaya çıkan hipoglisemide öncelikle akla gelmesi gereken organik nedendir ve insulin/C-peptid baskılanmaması ile ayırt edilir.
- Malnütrisyon, uzamış açlık ve refeeding sendromu, glikojen depolarının tükenmesi yoluyla hipoglisemi riskini artırır ve bu hastalarda glukoz verilmeden önce tiamin düşünülmelidir.
- Reaktif (postprandiyal) hipoglisemi, özellikle bariatrik cerrahi sonrası hızlanmış mide boşalması ve aşırı insulin yanıtı nedeniyle yemekten 1-3 saat sonra ortaya çıkar; açlık hipoglisemisinden farklı olarak gece veya sabah erken saatlerde görülmez.
- Faktisyöz hipoglisemi, gizli insulin veya sülfonilüre alımına bağlıdır ve laboratuvarda insulin yüksekken C-peptidin düşük kalması (dışarıdan insulin alımını düşündürür) veya sülfonilüre düzeyinin tespit edilmesiyle ayırt edilir.
- Non-diyabetik açlık hipoglisemisinde nadir ama ölümcül bir ayırıcı, ağır karaciğer yetmezliği veya büyük mezenkimal tümörlerin (IGF-2 salgılayan tümörler) yol açtığı non-insülinoma tümör-ilişkili hipoglisemidir; bu grupta insulin ve C-peptid düşük bulunur.
- İnsulin otoimmün sendromu (Hirata hastalığı), insulin karşı otoantikorların insuline bağlanıp serbestleşmesiyle beklenmedik biçimde yüksek insulin düzeyi (genellikle 1000 mU/L üzerinde) ile giden nadir bir hiperinsulinemik hipoglisemi nedenidir; metimazol, karbimazol veya kaptopril gibi sülfhidril grubu taşıyan ilaçlarla tetiklenebilir ve insülinomadan farklı olarak insulin/C-peptid oranı ayırt edici değildir, tanı insulin otoantikoru bakılarak konur.
Klinik karar mantığı
Neden önemli?
Öneriler ADA Standards of Care 2026 (Bölüm 6), Endokrin Cemiyeti'nin diyabetli ve hipoglisemi riski yüksek bireylerin yönetimine ilişkin 2023 kılavuzu ve TEMD Diabetes Kılavuzu ile büyük ölçüde uyumludur ve birbirini destekler. 15 kuralı olarak bilinen yaklaşım (15-20 g hızlı karbonhidrat verilir, 15 dakika sonra glukoz tekrar ölçülür, düzelme yoksa doz tekrarlanır, düzelince kompleks karbonhidratlı bir öğün eklenir) her üç kaynakta da ortak temeldir; otomatik insulin pompası kullanan hastalarda 5-10 g yeterli olabileceği ADA 2026'da belirtilmiştir.
IV dekstroz dozları (yüzde 20 dekstrozdan 75-100 mL veya yüzde 50 dekstrozdan 25-50 mL, yaklaşık 15-25 g) TEMD ve uluslararası acil tıp kaynaklarıyla tutarlıdır. Glukagonun erişkinde 1 mg IM/SC, pediatride kilo eşikli dozlanması (25 kg altında 0,5 mg) FDA/DailyMed ürün bilgisiyle doğrulanmıştır; glukagonun hepatik glikojen depoları tükenmiş hastalarda (alkol kullanımı, uzamış açlık, karaciğer yetmezliği) etkisiz kaldığı bilinen bir farmakolojik kısıtlılıktır, çünkü glukagon etkisini hepatik glikojenoliz üzerinden gösterir ve depo boşsa salınacak glukoz kalmaz.
Sülfonilüre kaynaklı hipoglisemide oktreotidin 50-100 mcg SC her 6-8 saatte bir kullanılması, pankreastan insulin salınımını baskılayarak IV glukozun tetiklediği rebound insulin salınımı döngüsünü kırar; bu yaklaşım toksikoloji ve zehir danışma merkezi kaynaklarınca desteklenir. Tiamin, alkol veya malnütrisyon zemininde glukoz yüklemesinden önce ya da eşzamanlı verilir çünkü tek başına glukoz verilmesi tiamin-bağımlı biyokimyasal yolları hızlandırıp Wernicke ensefalopatisini tetikleyebilir.
Eskimiş bir uygulama olarak, geçmişte hipoglisemi tedavisinde rutin olarak yüksek konsantrasyonlu (yüzde 50) dekstrozun her yaş grubunda tercih edilmesi artık terk edilmiştir; çocukta ve yenidoğanda yüksek ozmolarite serebral ozmotik hasar ve periferik ven iritasyonu riski taşıdığı için yüzde 10 dekstroz tercih edilir. Elde edilen kanıt tabanında hipoglisemi olaylarının kendisinin de zararlı olduğu gösterilmiştir: nüfus tabanlı kohort çalışmalarında ağır hipoglisemi atakları demans riskinde havuzlanmış olasılık oranı yaklaşık 1,50 ile ilişkilendirilmiş, kardiyovasküler ölüm riski ile havuzlanmış olasılık oranı yaklaşık 2,11 olarak bildirilmiştir; bu bulgular hipoglisemiyi yalnız akut bir olay değil, tekrarladıkça birikimli nörolojik ve kardiyovasküler hasar bırakan bir durum olarak ele almayı gerektirir.
Türkiye bağlamında bu protokolde uluslararası kılavuzlar ile TEMD önerileri arasında klinik olarak anlamlı bir ayrışma saptanmamıştır; dozlar ve eşik değerler örtüşmektedir.
Komplikasyonlar ve güvenlik
Kritik komplikasyonlar
- Nörolojik hasar ve nöbet, uzamış veya tekrarlayan ağır hipoglisemi sonucu gelişebilir; glukoz hızla düzeltilse dahi bilinç toparlanması saatler alabilir ve bu süre boyunca havayolu koruması ile sık nörolojik değerlendirme gerekir.
- Demans riskinde artış, ağır hipoglisemi ataklarının sayısı arttıkça yükselen doz-yanıt ilişkisi gösteren kohort çalışmalarıyla saptanmıştır; bu nedenle tekrarlayan hipoglisemi öyküsü olan yaşlı hastada bilişsel değerlendirme ve tedavi rejiminin gözden geçirilmesi gerekir.
- Kardiyovasküler olay ve ölüm riskinde artış, ağır hipoglisemi sonrası izleyen dönemde saptanmıştır; bu ilişki muhtemelen hipoglisemiye bağlı sempatoadrenal aktivasyon, aritmi eğilimi ve endotel disfonksiyonu üzerinden açıklanır ve özellikle koroner arter hastalığı olan hastada tedavi hedeflerinin gevşetilmesini gerektirebilir.
- Rebound hiperglisemi, aşırı düzeltme veya sülfonilüre kaynaklı hipoglisemide tek doz IV glukozun insulin salınımını yeniden tetiklemesi sonucu gelişebilir; seri glukoz izlemi ile fark edilir ve doz titrasyonuyla yönetilir.
- Wernicke ensefalopatisi, alkol kullanım bozukluğu veya malnütrisyonu olan hastada glukoz verilmesinin tiamin eksikliğini açığa çıkarması sonucu tetiklenebilir; bu nedenle glukozdan önce veya eşzamanlı tiamin verilmesi önerilir ve gelişirse yüksek doz parenteral tiamin ile tedavi edilir.
- Periferik ven hasarı ve doku nekrozu, yüksek konsantrasyonlu (yüzde 50) dekstrozun küçük periferik venden veya ekstravazasyonla verilmesi sonucu oluşabilir; büyük ven seçimi ve gerekirse dilüsyon ile önlenir.
- Glukagona bağlı bulantı ve kusma sık görülür ve bilinci kapalı hastada aspirasyon riskini artırır; hasta yan yatırılarak ve havayolu gözlemlenerek yönetilir.
- Feokromositoma varlığında glukagon verilmesi hipertansif krizi tetikleyebilir; bu nedenle bilinen veya şüphelenilen feokromositomada glukagon kontrendikedir ve IV dekstroz tercih edilmelidir.
Özel hasta grupları
Farklı değerlendirilmesi gerekenler
- Gebelikte, özellikle tip 1 diyabetli kadınlarda hipoglisemi farkındalığının azalması ve gebelik öncesi ağır hipoglisemi öyküsü, gebelik sırasında ağır hipoglisemi için bağımsız risk faktörüdür; ADA gebelik glukoz hedefleri içinde hipoglisemi eşiği <70 mg/dL kapiller glukoz veya <63 mg/dL sensör glukozu olarak alınır ve hedefe ulaşılamıyorsa hedefler bireyselleştirilerek gevşetilir.
- Yenidoğanda tedavi eşiği erişkinden farklıdır ve yaşa göre kademeli tanımlanır; Amerikan Pediatri Akademisi doğumdan 4 saate kadar 25-40 mg/dL, 4-24 saat arası 35-45 mg/dL ve 24 saat sonrası 45 mg/dL eşiklerini kullanır, semptomatik yenidoğanda eşik 40 mg/dL altıdır; bu hasta grubunda erişkin dozlama şemaları uygulanmaz ve yüzde 10 dekstroz tercih edilir.
- Yaşlı hastada hipoglisemi hem daha sık hem daha tehlikelidir; komorbidite, beslenme yetersizliği, polifarmasi, uzun diyabet süresi ve böbrek/karaciğer fonksiyon bozukluğu birikerek riski artırır ve ağır hipoglisemi bu grupta kardiyovasküler olay ve mortalite riskini belirgin yükseltir; bu nedenle yaşlıda glisemik hedefler daha gevşek tutulur ve sülfonilüre gibi uzun etkili ajanlardan kaçınılması tercih edilir.
- Böbrek yetmezliğinde insulin ve sülfonilürenin renal klerensi azaldığından hipoglisemi hem daha uzun sürer hem daha sık tekrarlar; bu hastalarda tek doz dekstroz sonrası gözlem süresi uzatılmalı ve ilaç dozları böbrek fonksiyonuna göre yeniden ayarlanmalıdır.
- Karaciğer yetmezliğinde glukoneojenez ve glikojen depolama kapasitesi bozulduğu için hem hipoglisemi eğilimi artar hem de glukagonun etkisi azalır; bu hastalarda IV dekstroz tedavinin merkezinde yer alır ve glukagona güvenilmemelidir.
- Alkol kullanım bozukluğu olan hastada glikojen depoları tükenmiş olabileceğinden glukagon etkisiz kalabilir; bu grupta IV dekstroz öncelik taşır ve Wernicke riskine karşı tiamin glukozdan önce veya eşzamanlı verilmelidir.
- Pediatrik hastada (yenidoğan dönemi dışında) glukagon dozu vücut ağırlığına göre kademelidir; 25 kg ve üzeri veya 6 yaş ve üzerinde 1 mg, altında ise 0,5 mg IM/SC uygulanır ve erişkin dozunun doğrudan uyarlanması doz aşımına yol açabilir.
İzlem ve yeniden değerlendirme
İzlem planı
Hipoglisemi düzeldikten sonra nüksü önlemek için kompleks karbonhidrat içeren bir öğün veya ara öğün verilmelidir. Hastanın kan şekeri, düzelme sonrası ilk birkaç saat boyunca 15-30 dakikada bir tekrar ölçülerek stabil kaldığı doğrulanmalıdır; sülfonilüre veya uzun-etkili insulin kaynaklı olgularda bu izlem saatlerce, gerekirse gece boyunca sürdürülmelidir.
Taburculuk öncesi neden mutlaka araştırılmalı ve ilaç dozları gözden geçirilmelidir. Çocukta olası sülfonilüre alımında gecikmiş hipoglisemi nedeniyle 24 saat gözlem gerekir.
Oktreotid/dekstroz tedavisi gereken çocukta her ikisi kesildikten sonra en az 12 saat saatlik glukoz izlemi, normal beslenmeyle normogliseminin sürmesi ve gündüz taburculuk değerlendirmesi gerekir; süre ilk düzelen glukozdan başlatılmaz. Bu pediatrik zehirlenme kuralını uzun etkili insulin için otomatik taburculuk eşiği olarak kullanma; zehir danışma merkeziyle planla.
Ayrıca insulin veya sülfonilüre dozunun azaltılması, böbrek fonksiyonuna göre doz ayarı ve öğün-ilaç zamanlamasının yeniden düzenlenmesi bu değerlendirmenin parçasıdır. Tekrarlayan hipoglisemi öyküsü olan hastaya sürekli glukoz izlemi (CGM) düşünülmeli ve hipoglisemi farkındalığını artırmaya yönelik yapılandırılmış eğitim önerilmelidir.
Hastaya verilecek dönüş uyarıları arasında tekrar terleme, çarpıntı, bulanık görme veya bilinç değişikliği hissettiğinde derhal glukoz ölçmesi ve gerekirse acil servise başvurması yer almalıdır. Diyabetik olmayan hastada açlık hipoglisemisi saptanmışsa endokrinoloji sevki ile insülinoma, adrenal yetmezlik veya hipopituitarizm gibi organik nedenler süpervize açlık testi ve ilgili hormon çalışmalarıyla araştırılmalıdır.
Tekrarlayan ağır hipoglisemi atakları geçiren yaşlı hastada uzun dönemde bilişsel işlevlerin izlenmesi önerilir, çünkü bu hasta grubunda ağır hipoglisemi ile demans riski arasında doz-yanıt ilişkisi gösterilmiştir.