Roma IV Tanı Kriterleri: Opioid İlişkili Kabızlık
Klinik hesaplayıcılar
Bu araçlar klinik kararın yerine geçmez. Sonuçlar hekim değerlendirmesi, güncel kılavuzlar ve hastanın klinik bağlamı ile birlikte yorumlanmalıdır.
Roma IV Tanı Kriterleri: Opioid İlişkili Kabızlık
Opioid tedavisinin başlanması, değiştirilmesi veya dozunun artırılmasıyla yeni ortaya çıkan ya da kötüleşen kabızlık için Roma IV tanı kontrol listesidir. Diğer erişkin fonksiyonel bağırsak bozukluklarının aksine 6 aylık başlangıç ve 3 aylık aktivite süresi şartı aranmaz; tanının temelinde kabızlığın opioid kullanımıyla kurduğu zamansal ilişki yer alır. Bu araç istatistiksel olarak türetilmiş bir öngörü skoru değil, Roma Vakfı çalışma grubunun uzman uzlaşısıyla belirlediği bir tanı ölçütleri listesidir.
Ne zaman kullanılır
Bu araç, opioid tedavisi yeni başlanan, opioid türü değiştirilen veya dozu artırılan bir hastada yeni ortaya çıkan ya da mevcut kabızlığın kötüleştiği durumlarda kullanılır. Palyatif bakım, kanser ağrısı yönetimi ve kronik malign olmayan ağrı gibi uzun süreli opioid kullanılan bağlamlarda özellikle değerlidir. Uzun süreli opioid tedavisi alan hastaların yaklaşık yüzde 40 ila 80'inde opioid ilişkili kabızlık geliştiği bildirildiğinden, bu popülasyonda semptomların proaktif olarak sorgulanması önerilir. Buna karşılık genel erişkin toplumda Roma IV opioid ilişkili kabızlığın prevalansı düşüktür ve topluluk temelli çalışmalarda yüzde 1,1 ila 1,9 aralığında bulunmuştur.
Formül
Gerekli: (1) kabızlığın opioid başlangıcı/değişikliği/doz artışı ile zamansal ilişkisi; (2) aşağıdaki 6 semptomdan ≥2'sinin defekasyonların >%25'inde bulunması — ıkınma, sert/lopsu dışkı, tam boşalamama hissi, anorektal tıkanıklık hissi, manuel manevra gereksinimi, haftada <3 spontan bağırsak hareketi; (3) laksatifsiz gevşek dışkının nadir olması. Fonksiyonel kabızlığın aksine 6 aylık başlangıç/3 aylık aktivite süresi şartı aranmaz. Roma IV, Bağırsak Bozuklukları (Lacy ve ark. 2016).
Yorumlama
Opioid ile zamansal ilişki mevcutsa VE altı semptomdan en az ikisi karşılanıyorsa VE laksatifsiz gevşek dışkı nadirse Roma IV opioid ilişkili kabızlık kriterleri karşılanmış kabul edilir. Aksi halde kriterler karşılanmaz. Kriterler karşılandığında bir sonraki adım, opioidin analjezik yararı sürüyorsa tedaviyi kesmek yerine kabızlığı hedefe yönelik yönetmektir. Uygulamada osmotik ve uyarıcı laksatifler ilk basamak olarak başlatılır; yeterli laksatif tedavisine karşın kabızlık sürüyorsa periferik etkili mü-opioid reseptör antagonistleri (naldemedin, naloksegol, metilnaltrekson) gibi hedefe yönelik ajanlar gündeme gelir. Opioid ilişkili kabızlığın kabızlık baskın irritabl bağırsak sendromundan farkı, karın ağrısının zorunlu bir tanı ölçütü olmamasıdır; bu iki tablo örtüşebildiğinden ayrım her zaman kesin değildir.
Kaynaklar
- Drossman DA, ed. Rome IV: Functional Gastrointestinal Disorders. 4th ed. Rome Foundation; 2016.
- Lacy BE, Mearin F, Chang L, Chey WD, Lembo AJ, Simren M, Spiller R. Bowel Disorders. Gastroenterology. 2016;150(6):1393-1407.
Bu kontrol listesi, kabızlık için obstrüksiyon, metabolik/endokrin hastalık gibi başka organik nedenlerin klinisyen tarafından dışlanmış olduğunu varsayar; bu dışlamaları kendisi gerçekleştirmez. Kanama, kilo kaybı, ailesel kolorektal kanser öyküsü gibi alarm bulguları varlığında ileri tetkik gereklidir.
Sık sorulan sorular
Roma IV Tanı Kriterleri: Opioid İlişkili Kabızlık nedir?
Opioid tedavisinin başlanması, değiştirilmesi veya dozunun artırılmasıyla yeni ortaya çıkan ya da kötüleşen kabızlık için Roma IV tanı kontrol listesidir. Diğer erişkin fonksiyonel bağırsak bozukluklarının aksine 6 aylık başlangıç ve 3 aylık aktivite süresi şartı aranmaz; tanının temelinde kabızlığın opioid kullanımıyla kurduğu zamansal ilişki yer alır. Bu araç istatistiksel olarak türetilmiş bir öngörü skoru değil, Roma Vakfı çalışma grubunun uzman uzlaşısıyla belirlediği bir tanı ölçütleri listesidir.
Roma IV Tanı Kriterleri: Opioid İlişkili Kabızlık ne zaman kullanılır?
Bu araç, opioid tedavisi yeni başlanan, opioid türü değiştirilen veya dozu artırılan bir hastada yeni ortaya çıkan ya da mevcut kabızlığın kötüleştiği durumlarda kullanılır. Palyatif bakım, kanser ağrısı yönetimi ve kronik malign olmayan ağrı gibi uzun süreli opioid kullanılan bağlamlarda özellikle değerlidir. Uzun süreli opioid tedavisi alan hastaların yaklaşık yüzde 40 ila 80'inde opioid ilişkili kabızlık geliştiği bildirildiğinden, bu popülasyonda semptomların proaktif olarak sorgulanması önerilir. Buna karşılık genel erişkin toplumda Roma IV opioid ilişkili kabızlığın prevalansı düşüktür ve topluluk temelli çalışmalarda yüzde 1,1 ila 1,9 aralığında bulunmuştur.
Roma IV Tanı Kriterleri: Opioid İlişkili Kabızlık nasıl hesaplanır?
Gerekli: (1) kabızlığın opioid başlangıcı/değişikliği/doz artışı ile zamansal ilişkisi; (2) aşağıdaki 6 semptomdan ≥2'sinin defekasyonların >%25'inde bulunması — ıkınma, sert/lopsu dışkı, tam boşalamama hissi, anorektal tıkanıklık hissi, manuel manevra gereksinimi, haftada <3 spontan bağırsak hareketi; (3) laksatifsiz gevşek dışkının nadir olması. Fonksiyonel kabızlığın aksine 6 aylık başlangıç/3 aylık aktivite süresi şartı aranmaz. Roma IV, Bağırsak Bozuklukları (Lacy ve ark. 2016).
Roma IV Tanı Kriterleri: Opioid İlişkili Kabızlık sonucu nasıl yorumlanır?
Opioid ile zamansal ilişki mevcutsa VE altı semptomdan en az ikisi karşılanıyorsa VE laksatifsiz gevşek dışkı nadirse Roma IV opioid ilişkili kabızlık kriterleri karşılanmış kabul edilir. Aksi halde kriterler karşılanmaz. Kriterler karşılandığında bir sonraki adım, opioidin analjezik yararı sürüyorsa tedaviyi kesmek yerine kabızlığı hedefe yönelik yönetmektir. Uygulamada osmotik ve uyarıcı laksatifler ilk basamak olarak başlatılır; yeterli laksatif tedavisine karşın kabızlık sürüyorsa periferik etkili mü-opioid reseptör antagonistleri (naldemedin, naloksegol, metilnaltrekson) gibi hedefe yönelik ajanlar gündeme gelir. Opioid ilişkili kabızlığın kabızlık baskın irritabl bağırsak sendromundan farkı, karın ağrısının zorunlu bir tanı ölçütü olmamasıdır; bu iki tablo örtüşebildiğinden ayrım her zaman kesin değildir.