Toksik Alkol Zehirlenmesi (Metanol / Etilen Glikol)
Metanol (sahte/kaçak içki, cam suyu, çözücü) ve etilen glikol (antifriz) kendileri düşük toksisiteli olup alkol dehidrogenaz (ADH) ile toksik metabolitlere dönüşür: metanol → formik asit (optik nöropati, kalıcı görme kaybı, asidoz); etilen glikol → glikolik/oksalik asit (asidoz, kalsiyum oksalat kristalleri ile akut böbrek hasarı, hipokalsemi). Tanı ipucu: açıklanamayan YÜKSEK ANYON AÇIKLI metabolik asidoz + artmış OSMOLAR AÇIK.
Erken dönem yalnız sarhoşluk gibi görünür, latent dönemin ardından asidoz/koma gelişir. Tedavinin temeli: kuvvetli şüphede DÜZEY BEKLEMEDEN ADH inhibisyonuna başlamak — birinci basamak fomepizol (15 mg/kg yükleme → 10 mg/kg q12sa), yoksa etanol infüzyonu; kofaktör (metanolde folinik/folik asit, etilen glikolde tiamin+piridoksin); ağır asidoz, uç-organ hasarı veya yüksek düzeyde hemodiyaliz.
Türkiye'de metanollü sahte içki salgınları toplu ölümlere yol açar — salgın bağlamında eşiği düşük tut, UZEM 114 ile görüş.
Hızlı yönetim
- Sahte içki, antifriz veya solvent maruziyeti; açıklanamayan yüksek anyon açığı metabolik asidoz + osmolar açık; görme bozukluğu, flank ağrısı, bilinç değişikliği veya salgın öyküsü varsa toksik alkolü klinik acil kabul et ve metanol/etilen glikol düzeyini bekleyerek tedaviyi geciktirme.
- İlk kan setinde venöz/arter kan gazı ve pH-HCO3, Na-K-Cl, glukoz, üre-kreatinin, laktat, beta-hidroksibütirat, kalsiyum, magnezyum, fosfat, tam kan sayımı ve etanol düzeyi; eş zamanlı ölçülmüş serum osmolalitesi iste. Anyon açığını ve etanol düzeltilmiş osmolar açığı hesapla; normal açık erken alımı dışlamaz.
- Metanol ve etilen glikolü doğrudan serum/plazma düzeyi ile, tercihen gaz kromatografisi-FID veya gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi kullanan uzman laboratuvarda doğrula; laboratuvarın saptama süresini ve örnek taşıma koşullarını sor. Toksik alkol düzeyi sonuçlanana kadar seri kan gazı ve açıklarla yönet.
- Fomepizol yoksa etanol alternatifi kullan; ADH inhibisyonunu kuvvetli klinik şüphede hemen başlat. Metanolde folinik/folik asit, etilen glikolde tiamin ve piridoksin kofaktörlerini ekle; görme keskinliği, pupil ve göz dibi ile nörolojik muayeneyi kaydet.
- EXTRIP kriterleri doğrultusunda koma, nöbet, yeni görme bulgusu, persistan ağır asidoz, akut böbrek hasarı, belirgin anyon açığı veya yüksek düzeyde erken aralıklı hemodiyaliz planla; fomepizol/etanol diyalizde uzaklaştığı için antidot doz sıklığını toksikoloji ve nefroloji ile ayarla.
- Aktif kömür ve gastrik lavaj metanol/etilen glikolü etkili bağlamaz ve rutin endike değildir; hava yolu, oksijenasyon, damar yolu, sıvı-elektrolit ve hipoglisemi/hipokalsemi gibi eşlik eden bozuklukları tedavi et. Semptomatik hipokalsemide kalsiyum kararını klinik ve EKGye göre ver.
- Seri pH/HCO3, anyon açığı, osmolalite, toksik alkol düzeyi, kreatinin, idrar çıkışı ve iyonize kalsiyumu izle; metanolde optik nöropati, etilen glikolde oksalat kristalleri ve AKI ara. Asidoz düzelmeden, hasta asemptomatik olmadan ve antidot/diyaliz sonlandırma kriterleri karşılanmadan taburculuk yapma; UZEM 114 ile görüş.
| İlaç | Erişkin | Pediatri | Yol | Süre |
|---|---|---|---|---|
| Fomepizol (4-metilpirazol) — birinci basamak antidot Hemodiyaliz sırasında q4sa uygula (veya 1-1,5 mg/kg/sa sürekli infüzyon); son doz >6 saat önceyse diyaliz başlangıcında ek doz ver, seans sonunda tamamla. Etanolden güvenli: sedasyon/hipoglisemi yapmaz, sık kan alkol/glukoz izlemi gerektirmez; ancak klinik/asit-baz izlemi ve diyalizde doz ayarı sürer (nadir transaminaz artışı). | Yükleme 15 mg/kg IV; sonra 10 mg/kg q12sa (4 doz); 48 saat sonrası 15 mg/kg q12sa | Erişkinle aynı kg-bazlı şema: 15 mg/kg yükleme, 10 mg/kg q12sa (4 doz), 48 saat sonrası 15 mg/kg q12sa; diyaliz sırasında q4sa. DOĞRULANMALI: pediatride veri sınırlı, kg-bazlı doz kullanılır. | IV (≥100 mL SF veya %5 dekstroz içinde 30 dk üzerinde yavaş infüzyon) | Düzey <20 mg/dL VE asidoz/anyon açığı düzelene, hasta asemptomatik ve pH normal olana dek |
| Etanol IV infüzyon (fomepizol YOKSA tek kabul edilebilir alternatif) Kronik içicide ve HEMODİYALİZ sırasında idame dozu belirgin artırılır. Sık kan etanol + glukoz takibi ve yoğun bakım gerektirir; sedasyon, hipoglisemi, hipotansiyon riski. Fomepizol her zaman tercih edilir. | Hedef kan etanolü 100-150 mg/dL; yükleme ~0,6-0,8 g/kg (600-800 mg/kg), ardından titre idame infüzyon | Kg-bazlı yükleme + titre infüzyon; yakın glukoz izlemi (çocukta hipoglisemi riski yüksek). DOĞRULANMALI: doz ürün konsantrasyonuna göre hesaplanır. | IV (%5-10 etanol solüsyonu) veya enteral | Fomepizol ile aynı klinik/biyokimyasal hedeflere ulaşana dek |
| Folinik asit (yoksa folik asit) — METANOL kofaktörü Formik asidin CO2 ve suya yıkımını hızlandıran folat kofaktörü. Folinik asit tercih; yoksa AYNI dozda folik asit. Yalnız metanolde endike. | 1 mg/kg IV (maks 50 mg) q4-6sa; kaynaklarda 50 mg (veya 50-100 mg) IV q4-6sa | 1 mg/kg IV (maks 50 mg) q4-6sa | IV | Asidoz düzelene / metanol temizlenene dek |
| Tiamin + Piridoksin (B6) — ETİLEN GLİKOL kofaktörü Glioksilatı toksik oksalat yerine daha az zararlı yollara (glisin) kaydırır; kalsiyum oksalat kaynaklı böbrek hasarını azaltmayı hedefler. Yalnız etilen glikolde endike. | Tiamin 100 mg IV (günde 1 kez; ağır olguda daha sık) + Piridoksin 100 mg IV (günde 1-2 kez); sıklık kaynaklar arası değişir (Maryland ToxTidbits / IBCC) | Tiamin kg-bazlı bölünmüş + piridoksin kg-bazlı; kesin doz için zehir merkezi/pediatrik toksikoloji. DOĞRULANMALI. | IV | Asidoz düzelene / etilen glikol temizlenene dek |
| Sodyum bikarbonat (destekleyici) Formatın iyonize/idrarla atılan forma kaymasına ve toksik asit yükünün azalmasına yardımcı; ADH inhibisyonu ve diyalizin yerini TUTMAZ. DOĞRULANMALI: eşik kurumsal protokole göre değişir. Ağır asidoz zaten hemodiyaliz endikasyonudur. | Ağır/semptomatik asidemi (genelde pH <7,20-7,30) için IV; kan gazına göre titre | Kg-bazlı, kan gazına göre | IV | Asidoz düzelene dek |
Alternatif
- Fomepizol yoksa etanol infüzyonu (yukarıda) tek kabul edilebilir farmakolojik alternatiftir; her ikisi de ADH'yi bloke eder.
- Aralıklı hemodiyaliz birincil ekstrakorporeal yöntemdir; hemodinamik olarak stabil olmayan hastada sürekli renal replasman tedavisi (CRRT) kabul edilebilir alternatif, ancak aralıklı HD daha hızlı temizler ve tercih edilir.
- Erken/asemptomatik, düzeyi saptanamayan olguda seri kan gazı/anyon açığı ile gözlem düşünülebilir; ancak salgın bağlamında eşik düşük tutulmalı ve şüphede antidot başlatılmalıdır.
Kırmızı bayraklar
- Görme bulanıklığı / görme kaybı / 'kar fırtınası' görüntüsü, ışığa yanıtı azalmış dilate pupil (metanol optik nöropati — kalıcı körlük riski)
- Derin metabolik asidoz (pH ≤7,15, anyon açığı >24 mmol/L) ve Kussmaul solunumu — hemodiyaliz endikasyonu
- Bilinç değişikliği, koma, nöbet
- Oligüri/anüri, akut böbrek hasarı; idrarda kalsiyum oksalat kristalleri, hipokalsemi (etilen glikol)
- Osmolar açık + anyon açığının birlikte veya ardışık artışı (erken toksik alkol için güçlü ipucu; osmolar açık normal olması zehirlenmeyi DIŞLAMAZ)
- Hemodinamik bozulma, şok, aritmi (ağır zehirlenme)
- Sahte/kaçak içki salgını öyküsü, cam suyu/antifriz alımı; toplu/kümelenmiş başvurular
Yatış ve izlem
- Yeşil alan
- Uygulanmaz — tanısı doğrulanan veya kuvvetle şüpheli toksik alkol alımı ayaktan izlenmez; en azından monitörize gözlem, seri kan gazı ve uzman değerlendirmesi gerekir.
- Sarı alan
- Belirtisiz/erken şüpheli alım, normal kan gazı ve normal anyon/osmolar açık: monitörize gözlem, seri anyon/osmolar açık ve kan gazı takibi; mümkünse düzey iste. Şüphe sürerse/açıklar bozulursa ADH inhibisyonuna başla ve UZEM 114 ile görüş.
- Kırmızı alan
- Asidoz, görme bulgusu, böbrek yetmezliği, bilinç değişikliği, hemodinamik bozulma veya yüksek serum düzeyi: resüsitasyon odası, ADH inhibisyonu (fomepizol/etanol) + kofaktör + erken hemodiyaliz için nefroloji/yoğun bakım; diyaliz kapasitesi olan ileri merkeze sevk. UZEM 114 ve toksikoloji ile temasta kal.
Klinik notlar ve dozlar
Erişkin
⚖ Doz hesaplayıcı (Fomepizol — YÜKLEME dozu)
⚖ Doz hesaplayıcı (Fomepizol — İDAME (ilk 48 saat, 4 doz))
⚖ Doz hesaplayıcı (Fomepizol — İDAME (48 SAATTEN SONRA))
⚖ Doz hesaplayıcı (Fomepizol — HEMODİYALİZ sırasında)
⚖ Doz hesaplayıcı (Etanol %10 IV — YÜKLEME (fomepizol YOKSA))
⚖ İnfüzyon hızı hesaplayıcı (Etanol IV — İDAME infüzyon)
Pediatrik
⚖ Doz hesaplayıcı (Fomepizol — pediatrik (aynı kg-bazlı şema))
İlgili hesaplayıcılar
Detaylı değerlendirme
Klinik çerçeve
Genel bakış
Metanol (sahte/kaçak içki, cam suyu, çözücü, boya inceltici) ve etilen glikol (antifriz, bazı fren hidrolikleri) kendi başlarına düşük toksisiteli maddelerdir; asıl hasarı alkol dehidrogenaz (ADH) aracılığıyla oluşan toksik metabolitleri yapar. Bu yüzden ADH'yi erkenden bloke etmek, metabolitlerin hiç oluşmasını önleyerek hasarı durdurur.
Metanol önce formaldehite, ardından formik aside dönüşür; formik asit mitokondriyal elektron transport zincirinde sitokrom c oksidazı doğrudan inhibe eder, hücresel adenozin trifosfat (ATP) üretimini durdurur ve özellikle yüksek enerji ihtiyacı olan optik sinir ile retinayı hedef alarak kalıcı görme kaybına varan optik nöropati yapar; aynı zamanda yüksek anyon açıklı metabolik asidozun da doğrudan sorumlusudur. Etilen glikol sırasıyla glikolaldehite, glikolik aside (asidozun asıl kaynağı) ve glioksilata, son olarak oksalik aside metabolize olur; oksalik asit serumdaki kalsiyumla birleşip kalsiyum oksalat kristalleri oluşturur, bu kristaller böbrek tübüllerinde birikerek akut böbrek hasarına yol açar ve serbest kalsiyum tüketilerek semptomatik hipokalsemi gelişir.
Her iki zehirlenmede de erken dönemde (alımdan sonraki ilk birkaç saat, ADH henüz metabolize etmeden önce) hasta yalnızca sarhoş gibi görünebilir; tipik olarak 12-24 saatlik göreceli asemptomatik bir latent dönemin ardından metabolitler biriktikçe yüksek anyon açıklı metabolik asidoz, Kussmaul solunumu, bilinç değişikliği ve uç-organ hasarı ortaya çıkar. Eş zamanlı etanol alımı ADH için rekabet ederek bu latent dönemi belirgin uzatabilir ve tanıyı geciktirebilir.
Klasik tanısal ipucu, erken dönemde baskın olan artmış OSMOLAR AÇIK (henüz metabolize olmamış ana madde ozmotik olarak aktiftir) ile metabolizma ilerledikçe ortaya çıkan artmış ANYON AÇIĞIdır. Osmolar açık tanı testi olarak sınırlı bir performansa sahiptir:
Hoffman ve arkadaşlarının BMC Emergency Medicine 2008 çalışmasında (131 hasta) >10 mOsm/kg eşiği antidot tedavisi gerekliliğini öngörmede yaklaşık %85-90 duyarlılık ama yalnızca %22-50 özgüllük göstermiştir; bu eşik hemodiyaliz gerektiren hastaları belirlemede duyarlılığı %100'e çıkarmaktadır. Eşik yükseltildikçe genel eğilim özgüllüğün artması ama duyarlılığın azalmasıdır, yani özgüllüğü artırmak duyarlılığı feda eder ve düşük özgüllük nedeniyle yüksek osmolar açık tek başına tanı koydurmaz.
Bu nedenle normal osmolar açık zehirlenmeyi DIŞLAMAZ, özellikle geç başvuran veya metabolizması ilerlemiş olguda ana madde zaten tükenmiş olabilir ve açık kapanır. Tedavinin temel mantığı üç ayaklıdır: toksik metabolit oluşumunu ADH inhibisyonuyla (fomepizol; yoksa etanol) HEMEN durdurmak, metabolizmayı zararsız yollara kaydıracak kofaktörleri vermek ve ağır olguda hemodiyalizle hem ana maddeyi hem birikmiş toksik metaboliti uzaklaştırmaktır.
Türkiye'de metanollü sahte/kaçak içki salgınları tekrarlayan toplu zehirlenme ve ölüm nedenidir; 2025 başında İstanbul ve Ankara'da kısa sürede çok sayıda ölümle sonuçlanan bir salgın yaşanmış, benzer şekilde İstanbul'da tek merkezli bir seride 180 metanol zehirlenmesi hastasının %28,9'unda körlük, %23,9'unda ölüm bildirilmiştir; bu nedenle salgın bağlamında tanı ve tedavi eşiği düşük tutulmalıdır.
Ayırıcı tanı ve değerlendirme
Düşünülmesi gerekenler
- Diyabetik ketoasidoz, hastada belirgin hiperglisemi ve serum/idrar ketonları bulunur; anyon açığı yükselir ama osmolar açık genellikle normale yakındır, oysa toksik alkolde osmolar açık da belirgin şekilde artar.
- Alkolik ketoasidoz, kronik alkol kullanan ve son günlerde az yemiş hastada görülür; hafif-orta anyon açıklı asidoz ve ketonlar vardır, ancak toksik alkoldeki kadar ağır asidoz ve yüksek osmolar açık beklenmez.
- Açlık ketoasidozu, uzamış açlık öyküsüyle gelişir ve genellikle hafif dereceli bir anyon açığı yapar; toksik alkoldeki gibi derin asidoz ve osmolar açık artışı görülmez.
- Laktik asidoz (sepsis, şok, mezenter iskemi, konvülziyon sonrası), yüksek anyon açığı yapar ancak serum laktat düzeyi doğrudan ölçülerek ayırt edilir ve osmolar açık genellikle normaldir.
- Salisilat zehirlenmesi, karakteristik olarak birlikte solunumsal alkaloz ve metabolik asidoz (karışık asit-baz bozukluğu) yapar; tinnitus, hiperventilasyon ve ateş eşlik eder, salisilat düzeyiyle doğrulanır.
- İzopropanol (izopropil alkol) alımı osmolar açığı belirgin artırır çünkü ADH ile aseton üretilir, fakat aseton bir asit olmadığından anyon açıklı asidoz TİPİK OLARAK GELİŞMEZ; nefeste keton kokusu ve hemorajik gastrit sıktır, bu ayrım hastayı gereksiz fomepizol tedavisinden koruyabilir.
- Saf etanol intoksikasyonu osmolar açığı etanolün kendisi nedeniyle artırabilir, fakat yüksek anyon açıklı metabolik asidoz yapmaz; ölçülen etanol düzeyi hesaplanan osmolar açığın büyük bölümünü açıklıyorsa toksik alkolden uzaklaşılır ama tam dışlamaz çünkü eş zamanlı alım olabilir.
- İleri kronik böbrek yetmezliği veya üremik asidoz, azotemi ve düşük glomerüler filtrasyon hızıyla birlikte anyon açığı yükseltir; öykü ve bazal kreatinin değeri ayrımda belirleyicidir.
- Propilen glikol toksisitesi, sürekli yüksek doz lorazepam veya diğer propilen glikol içeren infüzyonlar alan yoğun bakım hastasında görülür; yüksek anyon açıklı asidoz ve osmolar açık artışı toksik alkolü taklit eder, ancak öykü ilaç infüzyonuna işaret eder.
- Merkezi sinir sistemi enfeksiyonu, inme, travma veya diğer nedenli koma, bilinç değişikliğinin asidozdan bağımsız bir nedeni olabilir; bu hastalarda anyon ve osmolar açık normaldir, nörogörüntüleme ve lomber ponksiyon ayrımı sağlar.
Klinik karar mantığı
Neden önemli?
Ana strateji ADH'yi bloke ederek toksik metabolit üretimini durdurmaktır; fomepizol ADH'ye yüksek afinite ile bağlanır, sabit dozludur, sedasyon/hipoglisemi yapmaz ve yakın düzey izlemi gerektirmez — bu yüzden birinci basamaktır (yükleme 15 mg/kg, sonra 10 mg/kg q12sa ×4, 48 saat sonrası 15 mg/kg q12sa; enzim indüksiyonu nedeniyle geç dönemde doz artar). Bu şema fomepizolün etilen glikol zehirlenmesindeki etkinliğini gösteren ve FDA onayına temel olan Brent ve arkadaşlarının Methylpyrazole for Toxic Alcohols çalışma grubunun 1999 tarihli New England Journal of Medicine yayınına dayanır; bu çalışmada başvuru anında serum kreatinini normal olan 10 hastanın hiçbirinde tedavi sırasında böbrek fonksiyonu bozulmamıştır; buna karşın başvuruda zaten yüksek kreatinin ve belirgin yükselmiş plazma glikolat düzeyi olan 9 hastanın tümünde böbrek fonksiyonu kötüleşmiştir, yani fomepizolün koruyucu etkisi ERKEN başlandığında belirgindir ve geç başvuran/ böbrek hasarı çoktan oluşmuş hastada geriye dönük koruma sağlamaz.
Fomepizol yoksa etanol infüzyonu ADH için yarışmalı olarak yarışır; hedef kan etanolü ~100-150 mg/dL'dir, ancak sık düzey/glukoz takibi ve yoğun bakım gerektirir, bu yüzden fomepizol her zaman tercih edilir. Antidot; kuvvetli klinik şüphede (salgın, açıklanamayan asidoz + osmolar açık, görme bulgusu) düzey sonucunu BEKLEMEDEN başlatılmalıdır — gecikme geri dönüşsüz optik ve renal hasara yol açar, çünkü hasar metabolitlerin birikmesiyle orantılıdır ve latent dönem sonunda geri döndürülemez hale gelir.
ADH inhibisyonu genelde toksik alkol düzeyi >20 mg/dL veya güçlü şüphe + açıklanamayan yüksek anyon açığında başlatılır. Kofaktörler metabolizmayı zararsız yollara kaydırır: metanolde folinik/folik asit formatın CO2'ye yıkımını hızlandırır; etilen glikolde tiamin ve piridoksin oksalat oluşumunu azaltmayı hedefler.
Hemodiyaliz hem toksik metaboliti hem ana maddeyi temizler ve asidozu düzeltir. EXTRIP 2015 çalışma grubunun metanol için önerileri (kanıt kalitesi düşük derecelendirilmiştir; anyon açığı >24 mmol/L ve serum metanol eşikleri GRADE 1D, pH 7,15-7,2 aralığı ve anyon açığı 20-24 mmol/L aralığı ise daha zayıf GRADE 2D olarak sınıflandırılmıştır) şöyledir: koma, nöbet, yeni görme kaybı veya persistan metabolik asidoz varlığında, kan pH'ı 7,15 veya altındaysa YA DA serum anyon açığı 24 mmol/L'nin üzerindeyse ekstrakorporeal tedavi başlanması önerilir; ayrıca fomepizol altında metanol düzeyi >70 mg/dL, etanol altında >60 mg/dL, ADH blokeri hiç verilmemişse >50 mg/dL eşiği de hemodiyaliz endikasyonu olarak kabul edilir (bu üç konsantrasyon eşiği GRADE 1D).
Tercih edilen yöntem aralıklı hemodiyalizdir, sürekli modaliteler kabul edilebilir alternatiftir; seans süresi 4-6 saat önerilir ve asit-baz durumu her seans sonrası yeniden değerlendirilip persistan asidemi varsa tedavi tekrarlanır. EXTRIP 2023 çalışma grubunun etilen glikol için güncellenmiş önerileri glikolat düzeyi >8-12 mmol/L veya belirgin anyon açığı yüksekliği ile birlikte ağır klinik tablo (koma, nöbet, akut böbrek hasarı) varlığında ekstrakorporeal tedaviyi desteklemektedir.
Diyaliz fomepizol ve etanolü de uzaklaştırdığından seans sırasında antidot dozu/sıklığı artırılır. ESKİMİŞ/TERK EDİLMİŞ UYGULAMA: etilen glikole bağlı hipokalsemiye rutin agresif intravenöz kalsiyum replasmanı önceleri önerilirdi; günümüzde yalnızca semptomatik hipokalsemide (tetani, QT uzaması, aritmi) verilmesi önerilir, çünkü serum kalsiyumunu asemptomatik hastada yükseltmek dolaşımdaki oksalatla birleşerek kalsiyum oksalat kristal çökelmesini ve doku hasarını artırabilir.
Aynı şekilde aktif kömür ve gastrik lavaj, toksik alkolleri düşük moleküler ağırlık ve zayıf adsorpsiyon nedeniyle bağlamadığından bu zehirlenmede rutin uygulanmaz; bu, genel zehirlenme yaklaşımından kasıtlı bir sapmadır.
Komplikasyonlar ve güvenlik
Kritik komplikasyonlar
- Kalıcı görme kaybı veya körlük, metanolün formik asit aracılı optik nöropatisinin geri dönüşsüz sonucudur; İstanbul'da yapılan bir seride hastaların yaklaşık %28,9'unda körlük görülmüş ve körlük varlığı mortaliteyi belirgin şekilde artıran en güçlü bağımsız öngördürücülerden biri olarak bulunmuştur, bu yüzden görme bulgusu olan her hastada acil ADH inhibisyonu ve erken hemodiyaliz gerekir.
- Akut böbrek hasarı, etilen glikol zehirlenmesinde kalsiyum oksalat kristallerinin renal tübüllere çökmesiyle gelişir; idrar tetkikinde oksalat kristalleri görülebilir, kreatinin yükselir ve ileri olguda diyaliz gerektiren böbrek yetmezliğine ilerleyebilir, bu nedenle seri kreatinin ve idrar çıkışı takibi zorunludur.
- Kalıcı nörolojik sekel (bazal ganglion tutulumu, parkinsonizm benzeri hareket bozukluğu, bilişsel bozukluk), ağır metanol zehirlenmesi sonrası bildirilmiştir ve görüntülemede putamen nekrozu ile ilişkilendirilir; bu hastalar taburculuk sonrası nöroloji takibine alınmalıdır.
- Pankreatit, özellikle etilen glikol zehirlenmesinde tarif edilmiştir; karın ağrısı ve amilaz/lipaz yüksekliği gelişen hastada akılda tutulmalı ve gerekirse görüntülemeyle doğrulanmalıdır.
- Semptomatik hipokalsemi (tetani, QT uzaması, ventriküler aritmi), etilen glikol metabolizması sırasında serbest kalsiyumun oksalatla birleşip tüketilmesi sonucu gelişir; yalnızca semptomatik olguda kalsiyum replasmanı yapılmalıdır çünkü asemptomatik replasman kristal çökelmesini artırabilir.
- Fomepizol veya etanol infüzyonuna bağlı iyatrojenik komplikasyonlar görülebilir: fomepizolde nadiren geçici transaminaz yüksekliği ve baş dönmesi, etanol infüzyonunda ise sedasyon, hipotansiyon ve özellikle çocukta ciddi hipoglisemi bildirilmiştir; bu nedenle etanol kullanılan hastada sık glukoz ve klinik izlem şarttır.
- Hemodiyaliz kateterine bağlı komplikasyonlar (kanama, pnömotoraks, kateter ilişkili enfeksiyon) ve diyaliz sırasında hemodinamik dengesizlik, özellikle şoktaki veya koagülopatik hastada görülebilir; bu durumda sürekli renal replasman tedavisi tercih edilebilir.
- Aspirasyon pnömonisi ve solunum yetmezliği, bilinç değişikliği olan veya nöbet geçiren hastada gelişebilir; havayolu koruması erken değerlendirilmeli ve gerekiyorsa entübasyon geciktirilmemelidir.
Özel hasta grupları
Farklı değerlendirilmesi gerekenler
- Gebelikte fomepizolün insan verisi sınırlıdır ve üretici tarafından gebelikte kullanımı önerilmemektedir, ancak etanol infüzyonu da özellikle ilk trimesterde fetal alkol etkisi riski nedeniyle görece kontrendikedir; ayrıca gebelikte artan folat gereksinimi formatın detoksifikasyon kapasitesini azaltabileceğinden metanol toksisitesine duyarlılığı teorik olarak artırabilir, bu nedenle karar vaka bazında toksikoloji/UZEM 114 ile birlikte verilmelidir.
- Pediatrik hastada fomepizol etkili ve güvenli kabul edilir, ancak FDA etiketinde resmî olarak pediatrik güvenlilik/etkililik belirlenmemiştir ve doz yalnızca kg-bazlı erişkin şemasının uyarlanmasına dayanır; etanol infüzyonu kullanılıyorsa çocuklarda hipoglisemi riski erişkine göre belirgin daha yüksektir ve sık glukoz izlemi zorunludur.
- Geriatrik hastada bazal böbrek fonksiyonu ve komorbiditeler (kalp yetmezliği, kronik böbrek hastalığı) hemodiyaliz kararını ve etanol/fomepizol dozlamasını etkiler; yaşlıda asidoza tolerans daha düşüktür ve hemodinamik bozulma daha hızlı gelişebilir, bu nedenle eşik daha erken düşürülmelidir.
- Önceden böbrek yetmezliği olan hastada etilen glikolün oksalat aracılı böbrek hasarı üzerine binerek diyaliz ihtiyacını hızlandırır; bu hastalarda hemodiyaliz kararı için eşik daha düşük tutulmalı ve nefroloji erken devreye girmelidir.
- Kronik alkol kullanan hastada karaciğerde ADH aktivitesi ve etanol toleransı arttığından, etanol infüzyonu ile hedef kan düzeyine ulaşmak için idame dozunun üst sınırına (154 mg/kg/saat) yakın dozlar gerekebilir; aynı hastalarda folat/tiamin depoları da genellikle düşüktür, bu nedenle kofaktör replasmanı özellikle önemlidir.
- İntihar amaçlı çok yüksek doz alımlarda veya birden fazla toksik alkolün birlikte alındığı karışık zehirlenmelerde (metanol+etilen glikol), klinik tablo ve laboratuvar bulguları örtüşebilir; bu durumda her iki ajana yönelik kofaktör (folinik asit VE tiamin/piridoksin) birlikte verilmesi ve düşük eşikle hemodiyaliz düşünülmesi önerilir.
İzlem ve yeniden değerlendirme
İzlem planı
Seri kan gazı, anyon açığı, elektrolit, kalsiyum ve böbrek fonksiyonlarını izle; mümkünse metanol/etilen glikol düzeyi ve osmolar açık takibi yap. Antidotu asidoz ve anyon açığı düzelene, hasta asemptomatik ve düzey güvenli aralığa (<20 mg/dL) inene dek sürdür; diyaliz varsa antidot dozunu sıklaştır ve her diyaliz seansı sonrası asit-baz durumunu yeniden değerlendirip persistan asidemi varsa tedaviyi tekrarla.
Metanolde görme keskinliği, pupil yanıtı ve göz dibi bulgularını, etilen glikolde idrar çıkışı, kreatinin ve iyonize kalsiyumu yakından değerlendir; taburculuk öncesi görme keskinliği ve renal fonksiyonun stabil veya düzelme yönünde olduğu doğrulanmalıdır. Taburculuk ölçütleri: asidoz ve anyon açığı düzelmiş, toksik alkol düzeyi güvenli aralığa inmiş, antidot ihtiyacı sona ermiş ve varsa görme/böbrek bulguları stabilize olmuş olmalıdır.
Kalıcı görme kaybı veya böbrek hasarı gelişen hastaya taburculuk sonrası oftalmoloji ve nefroloji polikliniği randevusu, ağır nörolojik seyirli olguya nöroloji takibi planlanmalıdır. Erken hemodiyaliz kararı ve modalite için nefroloji ile, ajan/doz yönetimi için Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM 114) ile görüş.
Salgın şüphesinde diğer olguları ara, halk sağlığı birimini uyar; intihar amaçlı alımda taburculuk öncesi psikiyatri değerlendirmesi ve güvenli taburculuk planı zorunludur. Hastaya ve yakınlarına, tekrar görme bulanıklığı, karın ağrısı, idrar azalması veya bilinç değişikliği geliştiğinde derhal acil servise başvurması gerektiği açıkça anlatılmalıdır.