Masif (Hayatı Tehdit Eden) Hemoptizi
Masif hemoptizi genellikle >100-600 mL/24 saat kanama VEYA hava yolunu tehdit eden/hemodinamiği bozan herhangi bir miktar olarak tanımlanır. Ölüm nedeni kan kaybı değil, ASFİKSİ (kan aspirasyonu) olduğundan öncelik daima HAVA YOLU'dur.
Hastayı kanayan taraf AŞAĞI (bilinen/şüpheli) lateral dekübit pozisyonuna al (sağlam akciğeri kandan koru), yüksek-akım O2 ver, iki geniş damar yolu aç, kan/koagülasyonu düzelt. Entübasyon gerekirse büyük çaplı tüp (≥8.0, tercihen ≈9.0) kullan; masif tek-taraflı kanamada sağlam ana bronşa selektif entübasyon düşün.
Kesin tedavi bronşiyal arter EMBOLİZASYONU (BAE) birinci basamaktır; bronkoskopi tanı/lokalizasyon ve geçici kontrol sağlar, cerrahi seçili olgularda. Traneksamik asit (IV veya nebulize) adjuvandır, kesin tedaviyi geciktirmez.
Hızlı yönetim
- Masif hemoptiziyi yalnız hacimle tanımlama: hava yolu tehditi, hipoksemi, aspirasyon veya hemodinamik bozulma varsa küçük görünen kanama bile hayatı tehdit eder. Öncelik kanamayı değil ASFİKSİYİ önlemektir; yüksek akım oksijen, sürekli aspirasyon, iki geniş damar yolu ve kanayan taraf aşağı pozisyonu başlat.
- İlk test ve hazırlık: sürekli SpO2/ECG/kan basıncı, arter kan gazı, hemogram ve trombosit, PT/INR-aPTT, fibrinojen, kreatinin/karaciğer testleri, kan grubu ve cross-match; antikoagülan/antiplatelet kullanımı ve kanama öyküsünü sorgula. Koagülopatiyi ve trombositopeniyi aktif kanama bağlamında düzelt.
- Hemodinamik olarak yeterli ve hava yolu güvenliyse kontrastlı BT anjiyografi kanama kaynağını, bronşiyal ve non-bronşiyal sistemik arterleri ve embolizasyon planını gösterir. Devam eden masif kanama veya hava yolu kontrolü gereksiniminde bronkoskopi lokalizasyon, pıhtı temizliği ve geçici tamponad için kullanılır; BT için resüsitasyonu geciktirme.
- Entübasyon gerekiyorsa büyük çaplı tek lümenli tüp (genellikle en az 8,0; mümkünse 8,5-9,0 mm) ile bronkoskopi erişimini koru; kanayan taraftan uzağa selektif ana bronş entübasyonu veya bronşiyal blocker deneyimli ekipçe değerlendir. Çift lümenli tüp acil yerleştirme ve aspirasyon açısından rutin ilk seçenek değildir.
- Kesin hemostaz için girişimsel radyolojiyi erken aktive et: bronşiyal arter embolizasyonu çoğu hayatı tehdit eden hemoptizide ilk kesin tedavidir; non-bronşiyal sistemik kollateralleri de ara. Nörolojik komplikasyon riski nedeniyle spinal arter anatomisini ve embolik materyali deneyimli merkez seçmelidir.
- Nebülize veya IV traneksamik asit, bronkoskopik soğuk serum/adrenalin ve topikal tamponad yalnızca köprü/adjuvan tedavilerdir; embolizasyonu veya hava yolu güvenliğini geciktirmemelidir. Aktif kanama durduktan sonra nüks riski için altta yatan bronşiektazi, tüberküloz, malignite, aspergilloz veya pulmoner damar nedenini araştır.
- BAE başarısızsa, erken nüks varsa veya kanama lokalize ve rezektabl bir lezyondan kaynaklanıyorsa göğüs cerrahisi değerlendirmesi gerekir. Kanama kontrolü sonrası seri hemoglobin/koagülasyon, oksijenasyon, yeniden kanama belirtileri ve antitrombotik tedavinin yeniden başlatılma zamanını multidisipliner planla.
| İlaç | Erişkin | Pediatri | Yol | Süre |
|---|---|---|---|---|
| Yüksek-akım oksijen + hava yolu güvenliği İlk ölüm nedeni asfiksidir. Çift-lümen tüp acil ortamda önerilmez (yerleştirmesi zor, küçük lümen aspirasyonu güçleştirir); gerekirse standart tüple sağlam ana bronşa selektif entübasyon düşün. | Rezervuarlı maske ile 15 L/dk; SpO2 düşükse/masif kanamada büyük çaplı tüple entübasyon (≥8.0 mm, tercihen ≈9.0) | Yaşa uygun en büyük çaplı tüp; pediatri hava yolu uzmanı desteği | Inhalasyon / hava yolu | Kanama kontrol edilene kadar |
| Pozisyon + resüsitasyon Kanayan taraf aşağıda kalarak sağlam akciğere kan geçişi azaltılır. Taraf bilinmiyorsa entübasyon/aspirasyon önceliklidir. Masif kanamada dengeli transfüzyon uygula. | Kanayan taraf AŞAĞI lateral dekübit; 2 geniş damar yolu; kristalloid ve kan ürünleri hazırla | Aynı ilke; kilo-bazlı sıvı/kan | Pozisyon / IV | Acil faz boyunca |
| Koagülopati/antikoagülan düzeltme Antikoagülan/antiplatelet ve karaciğer/böbrek yetmezliği kanamayı ağırlaştırır. Trombositopeni ve hipofibrinojenemiyi düzeltmek endikedir. | Trombosit >50.000/µL ve fibrinojen >150 mg/dL hedefle; antikoagülanı endikasyonla geri çevir (varfarin→K vit+PCC; DOAK→spesifik antidot: dabigatran idarusizumab, faktör Xa inhibitörü andeksanet alfa veya 4F-PCC) | Aynı hedefler; kilo-bazlı ürün dozu | IV | Aktif kanama süresince |
| Traneksamik asit — nebulize (adjuvan) RCT verisi ağırlıklı non-masif hemoptizidedir; hayatı tehdit eden olguda TEK BAŞINA yetersizdir ve BAE/bronkoskopiyi geciktirmemelidir. Kılavuzlar masif olguda nebulize TXA'yı kesin tedavi yerine önermez. | 500 mg (≈5 mL) nebülizasyon, 8 saatte bir (başlangıçta tek 1000 mg dozu verilebilir); 48-72 saate kadar | DOĞRULANMALI — standart pediatrik nebulize doz kanıtı sınırlı; olgu bazlı, uzman görüşüyle | Nebulize (inhalasyon) | 48-72 saat veya kanama durana kadar |
| Traneksamik asit — IV (adjuvan) Aktif tromboembolik hastalık (DVT/PE), öykü veya yüksek tromboz riski KONTRENDİKASYON; böbrek yetmezliğinde doz azalt (birikim → nöbet). Kesin tedaviyi geciktirmez. | 500 mg-1 g IV yavaş (10 dk), gerekirse 8 saatte bir tekrar; protokollere göre değişir (DOĞRULANMALI). Yüksek toplam doz/böbrek yetmezliğinde nöbet riski | IV ~10 mg/kg/DOZ, 6-8 saatte bir (doz-başına; erişkin maks aşma). Hemoptizide ped kanıt sınırlı, uzman görüşü (DOĞRULANMALI) | IV | Kanama kontrolüne göre; tekrarlanabilir |
Alternatif
- Rijit bronkoskopi — proksimal kanamada lokalizasyon + aspirasyon + tamponad/endobronşiyal blokör; masif kanamada fleksibl bronkoskopiye üstün olabilir
- Endobronşiyal geçici önlemler: soğuk salin lavajı, topikal epinefrin (1:10.000), endobronşiyal blokör/balon tamponadı
- Cerrahi rezeksiyon — BAE başarısız/uygun değilse veya masif lokalize lezyonda (örn. aspergilloma, travma) seçili olgularda
- BAE sonrası tekrar kanamada tekrar embolizasyon
Kırmızı bayraklar
- Hava yolu tıkanması/asfiksi bulguları: stridor, boğulma, hipoksi, ajitasyon, siyanoz
- Masif miktar (>100-600 mL/24 sa) veya hızla artan/persistan kanama
- Hemodinamik instabilite: taşikardi, hipotansiyon, şok
- Solunum yetmezliği / artan O2 ihtiyacı / bilinç değişikliği
- Antikoagülan-antiplatelet kullanımı, koagülopati, trombositopeni veya karaciğer yetmezliği
- Altta yatan yüksek riskli neden: aktif tüberküloz, malignite, aspergilloma, bronşektazi, vaskülit, aortobronşiyal fistül
- BAE/bronkoskopi/torasik cerrahi imkânının yerel merkezde bulunmaması (erken sevk gereği)
Yatış ve izlem
- Yeşil alan
- Uygulanmaz — masif/hayatı tehdit eden hemoptizi tanımı gereği acil bir durumdur; hiçbir olgu 'yeşil' (ayaktan) yönetilmez. (Not: az miktarda, stabil, izole hemoptizi bu protokolün kapsamı dışındadır ve ayrı değerlendirilir.)
- Sarı alan
- Orta miktarda ama şu an stabil hemoptizi (hava yolu güvenli, hipoksi/instabilite yok): yakın monitörizasyon, damar yolu, koagülasyon paneli, göğüs BT-anjiyo planı ve girişim ekibine erken haber; kötüleşmeye hazır ol.
- Kırmızı alan
- Masif miktar, hava yolu tehdidi, hipoksi veya hemodinamik bozulma: derhal hava yolu güvenliği + kanayan taraf aşağı pozisyon, yüksek-akım O2, resüsitasyon, koagülasyon düzeltme ve ACİL BAE için girişimsel radyoloji/göğüs cerrahisi aktivasyonu; imkân yoksa uygun merkeze acil sevk.
Klinik notlar ve dozlar
Erişkin
Masif hemoptizide klasik tuzaklar
Ölüm nedeni kan kaybı değil ASFİKSİDİR: önce hava yolu, kanayan taraf AŞAĞI pozisyon; kesin tedavi bronşiyal arter embolizasyonudur (BAE). Traneksamik asit yalnızca adjuvandır.
Sık yapılan hatalar: (1) Kanayan tarafı YUKARI almak — doğrusu kanayan taraf AŞAĞI lateral dekübittir, böylece kan sağlam akciğere geçmez. (2) Acil ortamda çift-lümen tüp denemek — yerleştirmesi zor, lümeni dar, aspirasyonu güçleştirir; doğrusu büyük çaplı tek lümenli tüptür (≥8.0, tercihen ≈9.0), gerekirse sağlam ana bronşa selektif entübasyon. (3) TXA ile kanamanın duracağını varsayıp BAE/bronkoskopiyi geciktirmek — TXA randomize verisi non-masif hemoptizidendir, hayatı tehdit eden olguda tek başına yetersizdir. (4) Kanama miktarını ölçüp eşik beklemek — fizyolojik etki (hipoksi, hava yolu tehdidi, instabilite) miktardan önemlidir. Kaynak: Davidson & Shojaee, Chest 2020 (PMID 31374211); Ittrich et al., Dtsch Arztebl Int 2017 (PMID 28625277).
Traneksamik asit — IV (erişkin)
SABİT DOZ: 500 mg – 1 g IV yavaş (≥10 dk; hız ≤1 mL/dk), gerekirse 8 saatte bir. KİLO-BAZLI DEĞİLDİR — bu nedenle hesaplayıcı verilmemiştir.
Hemoptizi TXA için onaylı bir endikasyon değildir ve tek bir standart IV rejim yoktur: literatürde 250-500 mg 6/8/12 saatte bir ile tek seferlik 1-2 g arasında değişen rejimler bildirilmiştir; bu yüzden sabit aralık olarak verildi, yerel protokolle doğrulayın (StatPearls, Tranexamic Acid, NBK532909). Hızlı IV puşe hipotansiyon yapar — Cyklokapron FDA etiketi infüzyon hızını ≤1 mL/dk sınırlar. TXA adjuvandır; BAE/bronkoskopiyi GECİKTİRMEZ.
Traneksamik asit — nebulize (erişkin)
SABİT DOZ: 500 mg nebülizasyon, 8 saatte bir (RCT rejimi). Kilo-bazlı DEĞİLDİR.
Wand et al., Chest 2018 (PMID 30321510): 500 mg (100 mg/mL çözeltiden 5 mL) günde 3 kez, 5 güne kadar — NON-MASİF hemoptizide kanama çözünümünü hızlandırdı. Masif/hayatı tehdit eden hemoptizide randomize kanıt YOKTUR; StatPearls masif olguda 20 mL serum fizyolojik içinde 1000 mg bildirir ancak bu doz kılavuz onaylı değildir. Nebulize TXA kesin tedavinin (BAE) yerini almaz.
Traneksamik asit — Türkiye ampul/konsantrasyon tuzağı
Türkiye'de TXA ampulleri İKİ FARKLI güçtedir: 50 mg/mL ve 100 mg/mL. "500 mg ≈ 5 mL" varsayımı yanlış olabilir — ampul etiketini okuyun.
Transamine %5 enjeksiyonluk çözelti = 250 mg/5 mL → 50 mg/mL; bu üründe 500 mg = 10 mL'dir. Tranexel 250 mg/2,5 mL → 100 mg/mL; bu üründe 500 mg = 5 mL'dir. Tranexel 250 mg/5 mL formu da (50 mg/mL) piyasadadır. Nebulize hacim ve IV infüzyon hızı (≤1 mL/dk) doğrudan konsantrasyona bağlı olduğundan, elinizdeki ampulün mg/mL değerini uygulamadan önce mutlaka doğrulayın. Kaynak: TİTCK KÜB/KT belgeleri (Transamine %5; Tranexel 250 mg/2,5 mL ve 250 mg/5 mL).
Traneksamik asit — kontrendikasyon ve nöbet riski
Kontrendike: aktif intravasküler pıhtılaşma/tromboembolik hastalık, subaraknoid kanama, nöraksiyel (intratekal/epidural) uygulama, hipersensitivite.
TXA fokal ve jeneralize NÖBET yapabilir (doz-bağımlı; yüksek toplam doz ve böbrek yetmezliğinde birikimle risk artar) — nöbet olursa kesin. Aktif DVT/PE, tromboembolizm öyküsü veya yüksek tromboz riski olan hastada fayda/zarar dengesini uzmanla değerlendirin. Kaynak: CYKLOKAPRON (traneksamik asit enjeksiyon) FDA/DailyMed etiketi, setid 6e89a7d9-4da4-42aa-b7f8-c602c24eefe5.
Traneksamik asit — böbrek yetmezliğinde doz ayarı
Doz ayarı serum KREATİNİNE göredir (CrCl bandına göre DEĞİL): SCr 1,36-2,83 mg/dL → 10 mg/kg günde 2 kez; SCr 2,83-5,66 mg/dL → 10 mg/kg günde 1 kez; SCr >5,66 mg/dL → 10 mg/kg 48 saatte bir VEYA 5 mg/kg 24 saatte bir.
TXA'nın ≈%95'i idrarla değişmeden atılır; böbrek yetmezliğinde birikir ve nöbet riskini artırır. Bu tablo FDA etiketinin kilo-bazlı (10 mg/kg) rejimine aittir; hemoptizide kullanılan sabit erişkin dozu (500 mg-1 g) için etikette karşılığı olan bir tablo YOKTUR — böbrek yetmezliğinde doz/aralığı azaltmak endikedir, sayıyı yerel protokol ve eczacı desteğiyle belirleyin. Kaynak: CYKLOKAPRON FDA/DailyMed etiketi (Böbrek Yetmezliğinde Doz Ayarı).
⚖ Doz hesaplayıcı (4F-PCC (INR 2 – <4))
⚖ Doz hesaplayıcı (4F-PCC (INR 4 – 6))
⚖ Doz hesaplayıcı (4F-PCC (INR > 6))
K vitamini (fitomenadion)
SABİT DOZ: 5-10 mg IV yavaş infüzyon (hız ≤1 mg/dk, ≈20-30 dk); majör kanama/İKK'da 10 mg. Kilo-bazlı DEĞİLDİR.
K vitamini TEK BAŞINA acil geri çevirme için yetersizdir — etkisi saatler alır; PCC INR'yi 5-15 dakikada düşürür. Bu nedenle masif kanamada K vitamini + 4F-PCC birlikte verilir. Hızlı IV uygulama anafilaktoid reaksiyon riski taşır; 50 mL sıvı içinde pompayla verin. ≥10 mg doz bir hafta veya daha uzun varfarin direnci yaratabilir — uzun dönem antikoagülasyon planını etkiler. Kaynak: ACCP antitrombotik tedavi kılavuzu; StatPearls Phytonadione (NBK557622).
İdarusizumab (dabigatran antidotu)
SABİT DOZ: toplam 5 g IV — her biri 2,5 g/50 mL olan İKİ flakon, arka arkaya (en fazla 15 dk arayla). Kilo-bazlı DEĞİLDİR.
Yalnızca DABİGATRAN için geçerlidir; faktör Xa inhibitörlerinde (apiksaban, rivaroksaban, edoksaban) ETKİSİZDİR. 5 g doz, RE-LY popülasyonundaki dabigatran düzeylerinin 99. persentiline kadar tam geri çevirme sağlar. Ek 5 g uygulamasını destekleyen veri sınırlıdır. Kaynak: PRAXBIND (idarusizumab) FDA etiketi (BLA 761025).
Andeksanet alfa (faktör Xa inhibitörü antidotu)
SABİT REJİM (kilo-bazlı DEĞİL) — Düşük doz: 400 mg IV bolus (30 mg/dk) + 4 mg/dk 2 saat infüzyon. Yüksek doz: 800 mg IV bolus (30 mg/dk) + 8 mg/dk 2 saat infüzyon.
Rejim seçimi son dozun MİKTARINA ve ÜZERİNDEN GEÇEN SÜREYE göredir, kiloya göre değil: apiksaban >5 mg veya rivaroksaban >10 mg (ya da miktar bilinmiyor) ve son doz <8 saat önce (ya da zaman bilinmiyor) ise YÜKSEK doz; aksi halde düşük doz. Endikasyon rivaroksaban/apiksaban ile hayatı tehdit eden veya kontrol edilemeyen kanamadır. Tromboembolik olay riski taşır. Kaynak: ANDEXXA FDA etiketi (2018 onayı) ve ilgili derlemeler (PMC6705484).
Pediatrik
⚖ Doz hesaplayıcı (Traneksamik asit — IV (pediatrik))
Traneksamik asit — nebulize (pediatrik)
BELİRSİZ — doğrulanmış standart pediatrik nebulize doz YOKTUR; bu nedenle bilinçli olarak hesaplayıcı verilmemiştir.
Nebulize TXA'nın erişkin kanıtı (Wand 2018, 500 mg günde 3 kez) non-masif hemoptizidendir ve pediatrik popülasyona doğrulanmış bir çevrimi yoktur. Kritik pediatrik hastalarda inhale TXA olgu serileriyle bildirilmiştir; optimal doz ve uygulama stratejisi prospektif çalışmalarla belirlenmemiştir. Doz seçimi olgu bazlı, pediatrik yoğun bakım/pulmonoloji uzman görüşü ve yerel protokol ile yapılmalıdır.
Kan ürünü ve sıvı dozları (pediatrik)
BELİRSİZ — bu protokolde kilo-bazlı transfüzyon hesaplayıcısı bilinçli olarak verilmemiştir.
Pediatrik eritrosit süspansiyonu, trombosit, TDP ve kriyopresipitat mL/kg dozları kaynaklar arasında anlamlı biçimde farklılık gösterir (ör. eritrosit için 10-15 mL/kg ile 20 mL/kg önerileri bir arada bulunur) ve masif kanama protokolünde oran-bazlı (TDP:eritrosit) yaklaşım öne çıkar. Tek bir sayının hesap makinesi olarak sunulması yanıltıcı kesinlik yaratacağından eklenmemiştir. Kurumunuzun pediatrik masif transfüzyon protokolünü ve kan bankası desteğini kullanın. Hedefler: trombosit >50.000/µL, fibrinojen >150 mg/dL.
Öne çıkan dış kaynaklar
- SCII hemoptysis interventional radiology consensusEmbolizasyon, bronkoskopi ve cerrahi yaklaşım.
- 2024 bronchial artery embolization meta-analysisBAE etkinliği, nüks ve güvenlik verileri.
- BAE versus conservative treatment meta-analysisEmbolizasyon ve konservatif tedavinin karşılaştırılması.
Detaylı değerlendirme
Klinik çerçeve
Genel bakış
Masif ya da hayatı tehdit eden hemoptizi için evrensel kabul görmüş tek bir eşik yoktur; literatürde 24 saatte 100 mL'den 1000 mL'ye uzanan hacimler tanımda kullanılmıştır ve klasik ölçüt 24 saatte 600 mL veya tek atakta 200 mL kanamadır. Avrupa Girişimsel Radyoloji Derneği'nin bronşiyal arter embolizasyonu uygulama standartları (CIRSE, 2022) hayatı tehdit eden hemoptiziyi 24 saatte 100 mL'nin üzeri kanama, ya da entübasyon gerektiren solunum yetmezliği (oksijen satürasyonu %60'ın altında), ya da hemodinamik instabilite yaratan kanama olarak tanımlar; Society of Chest Imaging and Interventions (SCII) konsensüsü ise 24 saatte 150 mL veya saatte 100 mL eşiğini kullanır.
Bu eşik farklılıkları nedeniyle güncel yaklaşım mutlak hacmi değil FİZYOLOJİK ETKİYİ (hipoksemi, solunum yetmezliği, hemodinamik bozulma) ölçüt alır; iletken hava yollarının anatomik ölü boşluğu yalnızca yaklaşık 150 mL olduğundan görece küçük bir hacim bile hava yollarını doldurup boğulmaya yol açabilir ve kardiyopulmoner rezervi düşük hastada 50 mL kadar kanama bile ölümcül olabilir. Ölümün başlıca nedeni kan kaybına bağlı şok değil, kanın alveolleri doldurarak yaptığı ASFİKSİDİR; bu yüzden öncelik daima hava yolunun ve gaz değişiminin korunmasıdır.
Kanamanın yaklaşık %90'ı yüksek-basınçlı sistemik bronşiyal arterlerden kaynaklanır; yalnızca %5 kadarı düşük-basınçlı pulmoner dolaşımdan, %5 kadarı da bronşiyal olmayan sistemik kollateral arterlerden gelir. Patofizyolojik zincir çoğunlukla kronik enflamasyondur: bronşektazi, aktif ya da sekel tüberküloz ve aspergilloma zemininde bronşiyal arterlerde hipertrofi, kıvrımlanma ve neovaskülarizasyon gelişir; bu frajil damarlar aortik basınç altında yırtılarak masif kanamaya yol açar.
Tüberküloz kavitesinde pulmoner arter duvarının psödoanevrizmatik genişlemesi (Rasmussen anevrizması) pulmoner kaynaklı masif kanamanın klasik örneğidir. Gelişmiş ülkelerde olguların yaklaşık %80'ini akciğer kanseri, aktif tüberküloz ve sekelleri, bronşektazi ve aspergilloz oluşturur; Türkiye gibi tüberkülozun hâlâ görüldüğü (Sağlık Bakanlığı verilerine göre insidans yaklaşık yüz binde 13) ülkelerde aktif tüberküloz ve sekelleri (bronşektazi, aspergilloma, Rasmussen anevrizması) önde gelen nedenler arasındadır.
Kapsamlı incelemeye karşın olguların yaklaşık %5-34'ünde neden bulunamaz ve tabloya kriptojenik hemoptizi denir. Tanısal değerlendirmede kontrastlı çok-kesitli bilgisayarlı tomografi (BT anjiyografi) hem nedeni hem kanama yerini olguların %82-100'ünde gösterir, nedeni saptamada bronkoskopiye üstündür (%86'ya karşı %70; p=0,007) ve embolizasyon için hedef damarları haritalar; akciğer grafisi kanama yerini %45-65, nedeni %25-35 oranında belirler ve akciğer malignitelerinin yaklaşık %10'u grafide gizli kalıp tomografiyle ortaya çıkar.
Bronkoskopi, aktif kanama sırasında veya kanamanın durmasını izleyen 24-48 saat içinde yapıldığında kaynağı %73-93 oranında lokalize eder. Kesin hemostaz için bronşiyal arter embolizasyonu (BAE) birinci basamak tedavidir; yalnızca gözlem ve ilaçla yürütülen konservatif yaklaşımın ağır olgulardaki ölüm oranı yüksektir, buna karşılık embolizasyon uygulanan kohortlarda hemoptiziye bağlı ölüm anlamlı biçimde daha düşüktür (2024 meta-analizinde %0,8'e karşı %3,2).
Ayırıcı tanı ve değerlendirme
Düşünülmesi gerekenler
- Bronşektazi (kistik fibroz dahil), kronik prodüktif öksürük ve tekrarlayan solunum yolu enfeksiyonu öyküsü olan hastada en sık masif hemoptizi nedenlerindendir; tomografide silindirik ya da kistik genişlemiş bronşlar ve bunları besleyen hipertrofik bronşiyal arterler görülür.
- Aktif veya geçirilmiş tüberküloz, üst lob kavitasyonu, fibrozis ve traksiyon bronşektazisiyle seyreder; kavite duvarındaki pulmoner arter psödoanevrizması (Rasmussen anevrizması) pulmoner kaynaklı ve bronşiyal arter embolizasyonuna dirençli masif kanamaya yol açabilir.
- Bronş karsinomu ve endobronşiyal metastazlar sigara öyküsü, kilo kaybı ve görüntülemede kitle ile ayırt edilir; santral tümörler damar invazyonu yaptığından tekrarlayan ve embolizasyona daha dirençli kanama verir.
- Aspergilloma (miçetoma), önceden var olan bir kavite içinde pozisyonla yer değiştiren mantar topu ve çevresindeki hava hilali (air-crescent) bulgusuyla tanınır; hipertrofik bronşiyal arterlerden yoğun kanar ve embolizasyon sonrası nüks oranı yüksektir.
- Pulmoner vaskülit ve diffüz alveolar hemoraji (ANCA-ilişkili vaskülit, anti-glomerül bazal membran/Goodpasture hastalığı, sistemik lupus), fokal değil diffüz buzlu-cam infiltrasyonu, düşen hemoglobin ve sıklıkla böbrek tutulumu ile ayrılır; kanama tek bir arterden değil alveol-kapiller membrandan olduğu için embolizasyon yararsızdır ve tedavi yüksek doz steroid ile immünsupresyondur.
- Pulmoner emboli ve infarkt plöritik göğüs ağrısı, ani nefes darlığı ve genelde az miktarda hemoptizi ile ortaya çıkar; sol kalp yetmezliği ve mitral darlık ise pembe köpüklü balgam, ortopne ve üfürüm ile tabloyu taklit eder, ancak bunlarda gerçek masif kanama nadirdir.
- İyatrojenik ve travmatik nedenler arasında transbronşiyal biyopsi (olguların yaklaşık %2,8'inde anlamlı kanama), Swan-Ganz kateterinin pulmoner arteri yırtması ve künt ya da penetran göğüs travması yer alır; Swan-Ganz'a bağlı pulmoner arter rüptürü acil müdahale gerektiren ölümcül bir tablodur.
- Aortobronşiyal ya da bronkovasküler fistül, aort anevrizması veya greft öyküsü olan hastada aralıklı haberci (sentinel) kanamanın ardından ani masif hemoptizi ile ortaya çıkar ve acil damar cerrahisi ya da endovasküler onarım gerektirir.
- Yalancı hemoptizi (pseudohemoptizi), üst solunum yolu (burun-nazofarenks) ya da gastrointestinal sistem kaynaklı kanın öksürükle gelmesidir; kahve telvesi görünümü ile bulantı-kusma hematemezi, burun kanaması öyküsü ise nazofaringeal kaynağı düşündürür.
Klinik karar mantığı
Neden önemli?
Öncelik sıralaması patofizyolojiye dayanır: masif hemoptizide hasta kanı öksürükle temizleyebildiği sürece genellikle hayatta kalır, asıl tehdit kanın sağlam akciğere geçip gaz değişimini bozmasıdır; bu nedenle kanayan taraf aşağı lateral dekübit pozisyonu ve hava yolu koruması, kanama miktarını ölçmekten ve durdurmaya çalışmaktan önce gelir. Entübasyon gerektiğinde büyük çaplı (iç çap 8,5-9 mm) tek lümenli tüp tercih edilir; çünkü bu tüp hem terapötik fleksibl bronkoskopun hem de bronşiyal blokörün geçişine izin verir.
Çift lümenli tüp acil ortamda önerilmez: lümenleri dardır ve pıhtıyla kolayca tıkanır, yerleştirilmesi deneyim ister ve torasik deneyimi sınırlı anestezistlerin denemelerinin yaklaşık %38'i başarısız olmuştur; bunun yerine standart tüple sağlam ana bronşa selektif entübasyon daha güvenli bir alternatiftir. Kanamanın çoğunluğu yüksek-basınçlı bronşiyal arterlerden geldiği için bronşiyal arter embolizasyonu (BAE) birinci basamak kesin tedavidir; teknik başarısı %90-100, ilk 24 saatteki klinik başarısı %82-100'dür.
CIRSE 2022 uygulama standartları embolik ajan olarak 355-500 mikron çapında küresel-olmayan polivinil alkol (PVA) partiküllerini önerir ve 300 mikronun altındaki partikülleri doku iskemisi ve nekroz riski nedeniyle YASAKLAR; proksimal koil embolizasyonu genelde önerilmez çünkü kollateraller geliştiğinde damara tekrar girişi engelleyip olası ikinci embolizasyonu imkânsız kılar (koil yalnızca psödoanevrizma, büyük şant veya spinal dalın korunması için kullanılır). Nüksün başlıca nedeni bronşiyal olmayan sistemik kollateraller olduğundan kılavuz, ilk işlemde bu kollaterallerin olabildiğince aranıp embolize edilmesini vurgular.
Bu üstünlüğü randomize olmayan ama toplu kanıt destekler: konservatif tedaviyle karşılaştıran 2024 sistematik derleme ve meta-analizi (BMC Pulm Med, 5-8 kohort, ~500-900 hasta) embolizasyonun hemoptiziye bağlı ölümü azalttığını (%0,8'e karşı %3,2; olasılık oranı 0,20) ve tekrar kanamayı düşürdüğünü (%26,5'e karşı %34,6; olasılık oranı 0,37) göstermiştir. Cerrahi mortalitesi acil şartta yüksek olduğundan (%20-40) seçili ve lokalize olgulara ayrılır.
Traneksamik asit antifibrinolitik bir ADJUVANDIR: Cochrane derlemesi (Prutsky, 2016) yalnızca iki randomize çalışma bulmuş, kanıtın antifibrinolitiklerin kullanımını yargılamaya yetmediğini ancak sınırlı verinin kanama süresini kısaltabileceğini bildirmiştir; 2020 tarihli bir meta-analiz dört randomize çalışmada kanama süresi ve hemoptizinin çözünümü açısından anlamlı fark bulmamıştır.
Nebulize traneksamik asidin randomize verisi (Wand, 2018) NON-MASİF hemoptizidendir; hayatı tehdit eden olguda traneksamik asit tek başına yetersizdir ve embolizasyon ya da bronkoskopiyi GECİKTİRMEMELİDİR. Koagülopatinin düzeltilmesi (trombosit >50.000/µL, fibrinojen >150 mg/dL) ve antikoagülanın geri çevrilmesi kanama kontrolünü destekler.
İyatrojenik pulmoner arter rüptürü, dirençli aspergilloma ve göğüs travması dışında endobronşiyal geçici önlemler (soğuk salin lavajı, topikal adrenalin, endobronşiyal blokör) yalnızca köprü tedavidir ve kesin hemostaz sağlamaz.
Komplikasyonlar ve güvenlik
Kritik komplikasyonlar
- Asfiksi, yani kanla boğulma, masif hemoptizinin en ölümcül komplikasyonudur; stridor, boğulma hissi, ajitasyon, siyanoz ve hızla düşen oksijen satürasyonu ile tanınır. Yönetimi kanayan taraf aşağı pozisyon, büyük çaplı tek lümenli tüple entübasyon, agresif aspirasyon ve gerekirse sağlam ana bronşa selektif entübasyondur.
- Sağlam akciğere kan aspirasyonu yeni infiltrasyonlar, kötüleşen oksijenasyon ve ardından aspirasyon pnömonisi ile ortaya çıkar; kanayan tarafın bağımlı (aşağıda) tutulması, erken hava yolu izolasyonu ve gelişen enfeksiyonda uygun antibiyotik ile yönetilir.
- Bronşiyal arter embolizasyonuna bağlı spinal kord iskemisi ve transvers miyelit, Adamkiewicz arterine (genellikle T8-L1) veya interkostobronşiyal trunkustan çıkan medüller dallara istenmeyen (nontarget) embolizasyonla oluşur ve işlem sonrası alt ekstremite güçsüzlüğü, duyu kaybı ve idrar retansiyonu ile fark edilir. Sıklığı süperselektif teknik ve non-iyonik kontrastla geçmişteki %6 düzeyinden günümüzde %1'in altına inmiştir; korunma işlem öncesi anjiyografinin dikkatli değerlendirilmesine dayanır.
- Post-embolizasyon sendromu ve istenmeyen embolizasyon, göğüs ağrısı (olguların yaklaşık %91'i), disfaji ve ateş; daha nadiren bronşiyal enfarkt, özofagobronşiyal fistül, miyokart enfarktüsü, iskemik kolit ve geçici kortikal körlük şeklinde görülür. Bulguların çoğu kendini sınırlar ve 2 haftaya kadar sürer; şiddetli ya da kalıcı bulgu istenmeyen embolizasyonu düşündürür ve ilgili organa yönelik tedavi gerektirir.
- Embolizasyon sonrası nüks kanama olguların %10-57'sinde görülür ve ilk 30 günde erken, sonrasında geç nüks olarak ortaya çıkar; aspergilloma, aktif veya çok ilaca dirençli tüberküloz, akciğer kanseri, bronşiyal olmayan sistemik kollaterallerin varlığı ve eksik embolizasyon başlıca yordayıcılardır. Yönetimi tekrar embolizasyon, atlanmış pulmoner arter kaynağının araştırılması veya seçili olguda cerrahidir.
- Embolizasyonun teknik başarısına karşın kanama sürüyorsa pulmoner arter kaynağı (psödoanevrizma ya da bronşiyal arterlerle şant) atlanmış olabilir; bronşiyal anjiyografide aktif ekstravazasyon görülmeyen dirençli olguların bir bölümünde selektif pulmoner anjiyografi tanı koydurur ve pulmoner arter yaklaşımıyla embolizasyon gerekir.
- Acil cerrahi rezeksiyon, embolizasyonun başarısız olduğu ya da yapılamadığı lokalize hastalıkta uygulanır ancak acil şartta mortalitesi %20-40'a ulaşır; mümkün olduğunda kanama önce BAE ile kontrol altına alınıp cerrahi elektif döneme (mortalite yaklaşık %4-18) ertelenmelidir.
Özel hasta grupları
Farklı değerlendirilmesi gerekenler
- Gebelikte en sık nedenler gebe olmayanlarla benzerdir (tüberküloz reaktivasyonu, bronşektazi, aspergilloma); tanıda BT anjiyografi ve tedavide bronşiyal arter embolizasyonu, karın kurşun önlükle korunarak uygulanabilir ve fetüsü riske atan cerrahiye tercih edilir. Masif kanamada anne hayatı önceliklidir ve embolizasyon geciktirilmemelidir.
- Kistik fibroz genç hastalarda masif hemoptizinin en sık nedenidir. Kistik Fibroz Vakfı (Cystic Fibrosis Foundation) 2010 kılavuzu masif kanamada bronkoskopiyi BAE ÖNCESİNDE önermez (kesin tedaviyi geciktirir), tüm hava yolu temizleme tedavilerinin ve noninvaziv ventilasyonun (BiPAP) geçici kesilmesini ve en az 5 mL kanamada nonsteroid antienflamatuvarların bırakılmasını önerir; bu hastalarda BAE ilk 24 saatte olguların yaklaşık %96'sında kanamayı durdurur.
- Pediatride erişkinden farklı olarak en sık neden alt solunum yolu enfeksiyonudur; ikinci sırada YABANCI CİSİM ASPİRASYONU gelir ve ani öksürük krizi, açıklanamayan tek taraflı hışıltı ve boğulma öyküsüyle şüphelenilip rijit bronkoskopiyle çıkarılır. Kistik fibroza bağlı bronşektazi ile konjenital kalp ve damar anomalileri de ayırıcı tanıda önceliklidir.
- İmmünsüpresif hastada (nötropeni, organ nakli, ileri HIV enfeksiyonu) anjiyoinvaziv pulmoner aspergilloz ve mukormikoz, pulmoner damar duvarını erozyona uğratıp psödoanevrizma ve masif kanama yapabilir; tüberküloz reaktivasyonu riski de artar. Bu hastalarda antifungal ve antitüberküloz tedavi kanama kontrolünün ayrılmaz parçasıdır ve eşlik eden trombositopeni/koagülopati eşzamanlı düzeltilmelidir.
- Diffüz alveolar hemoraji zemininde (ANCA-ilişkili vaskülit, Goodpasture hastalığı, lupus) kanama tek bir arterden değil yaygın alveol-kapiller hasardan kaynaklandığı için bronşiyal arter embolizasyonu YARARSIZDIR; tedavi yüksek doz kortikosteroid, siklofosfamid veya rituksimab ile immünsupresyon ve şiddetli olguda plazmaferezdir. Tanı, bronkoalveolar lavajda giderek koyulaşan hemorajik sıvı ile doğrulanır ve enfeksiyon dışlanır.
- Antikoagülan veya antiplatelet kullanan, koagülopatik ya da karaciğer yetmezlikli hastada kanama eşiği düşer ve şiddeti artar; trombosit >50.000/µL ve fibrinojen >150 mg/dL hedeflenir, varfarin K vitamini ile protrombin kompleks konsantresi (PCC) kullanılarak, doğrudan oral antikoagülanlar spesifik antidotla geri çevrilir. Karaciğer yetmezliğinde faktör eksikliği ve trombositopeni birlikte düzeltilmelidir.
- İleri yaştaki hasta genellikle komorbidite yükü (koroner arter hastalığı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, böbrek yetmezliği) taşıdığı ve acil cerrahi rezeksiyonu güvenle tolere edemediği için, bu grupta bronşiyal arter embolizasyonu cerrahiye kıyasla göreli olarak daha uygun bir seçenek haline gelir; yaş tek başına embolizasyonu ertelemek için gerekçe değildir ve karar altta yatan fonksiyonel rezerve göre verilmelidir.
- Obez hastada boyun kısa ve kalındır, gırtlak öne ve yukarı yer değiştirmiştir, faringeal ve damak yumuşak dokusu artmıştır ve dil büyümüştür; bu özellikler kanamayla görüşün zaten kısıtlandığı bir ortamda zor hava yolu olasılığını belirgin biçimde artırır. Bu nedenle obez hastada erken, hazırlıklı entübasyon (yedek videolaringoskop, geniş çaplı aspirasyon kateteri, cerrahi hava yolu hazırlığı) tercih edilmeli ve görüş kaybolmadan önce girişimde bulunulmalıdır.
İzlem ve yeniden değerlendirme
İzlem planı
Kanama kontrol altına alındıktan sonra altta yatan neden netleştirilmelidir: BT anjiyografi, bronkoskopi ve etiyolojiye yönelik tetkiklerle (aside dirençli basil ve kültürle tüberküloz, sitoloji ya da biyopsiyle malignite, ANCA ve anti-glomerül bazal membran antikoruyla vaskülit, galaktomannan ve serolojiyle aspergilloz) araştırılır ve nedene yönelik tedavi (antitüberküloz, antifungal, immünsupresyon, onkolojik yönlendirme) başlatılır; çünkü embolizasyon kanamayı durdurur ama altta yatan hastalığı tedavi etmez ve yetersiz tedavi başlıca nüks nedenidir.
Hasta embolizasyon sonrası erken ve geç nüks açısından yoğun bakım ya da servis ortamında izlenir; nüks olguların %10-57'sinde ve çoğunlukla ilk 30 günde görülür, erken nükste tekrar embolizasyon, atlanmış pulmoner arter kaynağının araştırılması veya seçili olguda cerrahi değerlendirilir. Taburculuk, hava yolunun güvenli, oksijenasyonun stabil ve kanamanın en az 24-48 saat durmuş olmasına, ayrıca nedene yönelik tedavinin başlamış olmasına bağlıdır.
Hastaya dönüş uyarıları verilir: yeniden kan tükürme, artan nefes darlığı, göğüs ağrısı, ateş ya da baş dönmesi ve bayılma durumunda derhal acile başvurmalı; embolizasyon sonrası bacaklarda güçsüzlük veya idrar tutamama spinal kord iskemisinin işareti olabileceğinden acil değerlendirme gerektirir. Antikoagülan ve antiplatelet endikasyonu multidisipliner olarak yeniden tartılır; nedene özgü tedavi, sigara bırakma ve gereken olguda pulmoner rehabilitasyon planlanır.
Masif hemoptizi yönetimi (BAE, girişimsel radyoloji, göğüs cerrahisi) imkânı olmayan merkezde bu olgular için erken sevk zinciri önceden kurulmalıdır.